Yapma Işıklar

Gece Gündüz
A A

Karanlığa yolumu aydınlatması için yalvarırken doğuyor güneş. Teşekkür ederim ama karanlık ile baş başa kalmak istiyorum bazen. Aklımdaki buğulu düşünceleri kendime sunarken kapı açılıyor. Kendi kendime konuşurken dahi sözüm kesiliyor. Kızınca espri yaptığımı zannediyorsun. “Sözümü bölme…” dedikçe gülüp üstüme gelen karanlığın omzunda, hiç uyuyakaldı mı bilmiyorum.

Tüm insanlar, düzeni bozmak için güneşin arkasını dönmesini bekliyor. Bense rüyalarımın hasat vaktini kutluyorum uykum ile. Her şey makineleşti, eski emek yok tabii; araya ot, taş her şey karışıyor. Güneş de aydan beni seyrediyor. Rüzgâr, saçlarımı tarayıp kıyafetimi düzeltiyor. Buluşmamıza az kaldı sevgilim, yanıp tutuşuyorsun biliyorum. Ben de bu ıssız gecede yıldızlar ile çimenleri eziyorum. Kılıçlarını sana doğrultuyorlar. Eziyoruz arkadaşların ile.

Dünyadaki en organize uyuşturucu satıcısı benimle. Beynim, teşrif ettiler şu an. Oraya nasıl çıktıklarını bilmiyorum ama söylediklerinin ağzıma doluyor olmasının sorumlusu yer çekimi, eminim. Uzatmaya gerek yok sanırım.

Benimle aynı frekansta düşünen insanlar ile rezonansa girmeyi hayal ediyorum. Ağzımız ters fazda çalıştığı için tüm çizgiler düğüm oluyor. Basit söylemler gibi duruyor burada da.

Sonunda güneş ile buluşuyorum. Göremiyor olabilirsin. Güneş, artık o kadar büyük değil, aklıma sığıyor mesela. Ben büyüdükçe büyüyor ülkem, biliyorsun ve genişliyor insanlar, yıpranıyor hayaletlerimiz. Tüm taşıtlar aynı yere götürüyor bizi ve ben, yine kitabıma binip ışık hızında hayallerime uçuyorum. Pek fark bulamıyorum; “7” çok büyük bir sayı artık ve çok şey söylüyor bana. Gerçekçi bir insanım bazen, beynim de benimle olunca…

Işık gözlerimden yansıyor. Gece bulamadığım yenilikleri raftan indiriyorum. İlk iş gözlerimi fişe takıyorum ve her şeyi beynime indiriyorum. Kurması kaldı sadece. Boş alan açmak için eskileri silmem lazım, o kadar.

Penceremin önündeki elmalar çürümüş. Bunun sebebi sokak lambasıymış. Bunu gören Fahri Abi, ileri gelen elmalardan Nabi Beyi, gençleri uyarması için yeni elmaların yanına almış. Nabi Beyde de gaz İnkontinans’ı olmasın mı? Tutamamış elmacağız, salmış. Yaşlılık sonuçta ama gençler anlar mı? Hemen yüzlerini buruşturmuşlar. Bunu gören Fahri Abi, elmalar olgunlaştı sanıp satmış. Olan yine halka olmuş. Kahrolası sokak lambaları.

Güneş de yanımdan ayrılıyordu tam. Her günkü gibi terk ediyor beni ama gözü arkada kalmıyor. Aya emanet ediyor, sonunda yine ona dönüyorum. Doğan gün ile mazoşistleşiyorum. Ben üzüldükçe güneş, güle güle gidiyor. Bana yine sadece ben ve karanlık kalıyor.

Numan Sadık Barut

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...