Rutin Saçmalıklar

Gece Gündüz
A A

Yaş kanunu ile türedi yürüyen ölüler. Kalıcı mezarlara girene kadar beslediler insanları. Hayattan sağ çıkan ölü beyinleriyle sorguladı bazıları. Her şeyin sahte olmasıydı ölü olduklarını anlatan. Yine köye yerleşme hayalleri kurdular uyumadan. Güneş doğdu ağır ağır ve kalktılar mezarlardan. Hayat boyu basit insanlar olmalarına karşılık hepsi, rütbeli birer ölüydü şu an. Bu durum için para dâhi verdiler. Ne gerek var bu kadar kelimeye? Emekliler işte. Hayır, emekliler evde, pencereden dışarıya bakan yapmacık doğa düşkünleriydi. Ağaçlar ile benzerdi kaderleri. Aynı yollardan geçti ağaçlar. Ölülerin susması ile başladı sorunlar.

Tomrukların altına tahta koydular. Geleceğin ölü ağaçları, kolsuz ve bacaksız kaçamasın. Tahtalar ne olacağını biliyordu. Tomruklar yuvarlanmaları gerektiğini hissediyordu. Tahtalar mâni oldu. Adam, annesini babasını tanımadı. Baltayı, gâvura vururcasına savurdu. Tüm ölüler, büyük işkenceleri izledi. Sancısı biten, yapılanı destekledi. Daha çok kader ortağı, daha çok arkadaş… Yanarken akılları başlarına geldi. Geleceğe fener olma umuduyla parladılar. Kör edip fidanları, kül oldular.

Her sabah dünyayı aydınlatan büyük şeytan… Herkesi, her gün aynı şeyi yapmak ile lanetledi. Saatinde doğdu ve saatinde battı. Tüm insanları yorup bıraktı. Kimse garipsemediği için bu sabah da güneş doğdu. Her zamanki gibi batıya koşanlar oldu. Gösterinin devam etmesini isteyen binlerce kör, karanlıktan korktu. Yıllarca devam etti bu oyun. Bir gün sabaha karşı bir şeytan, Hiroşima’da sevgilim, kıskançlık krizine kapılıp binlerce çocuğu katletti, ondan erken doğdukları için.

O sabah da güneş doğdu. Batıya koşanlar oldu. Hep aydınlıkta kalmak için fazla yavaş atıyordu kalpleri. Sahilde topunu kovalayan çocuğunkinden daha gerçekçiydi hayalleri. Ses hızından yavaş kalplerine eğlence aradılar. Gecikti merhametleri, yardım uçağının rötarına saydılar ve düşmeden kahrı çekildi bu olayın. Ölmeden yası tutuldu çocuğun barışçıl olabilmek için.

Emekli, emekçi ve emek, beraber izledi bunu. Birçoğu sevindi ağlarken ölü gözleriyle; ölen ağaçlardan kopan birkaç dal ile insancıl olabilmelerine.

Ölülerden küçüldü yaşayanlar, hızlıydı hâliyle kalpleri. Ve birkaçı dayanamadı güneşin saatinde doğup batmasına. Kofti bilimlerin çöplüğünden bir fikir çıkardı. Temas yüzeyini arttırdıkça hızlandı ilişkiler ve insan, dünyanın dört yanını bastı. Ani ve tutarsız oldu tepkileri. İnsan çöplüğü zihinleri ile övündüler, şeytanlarını avutabilmek için.

Numan Sadık Barut

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...