Yalnızlık Senaryosu

Gece Gündüz
A A

Martılar göç ediyor. Sanırım bu kış çok sert geçecek. Bizim elimizdeyse tekrar tekrar yazıp, binlerce kez sahnelediğimiz bir yalnızlık senaryosu var. Oyuncular her zaman aynı. Birkaç eski dost, yıkık dökük umutlar, şiirlerle dışa vurulan hayaller, geri dönüşü olmayacak alınganlıklar, söylenmemiş, yutulmuş, içe atılmış, sessizce haykırılmış kelimeler.

Sahne her zaman değişiyor, oradan oraya savrulan yaşamlar, hiçbir zaman aynı sahne ikinci kez de perdelenmiyor. Hayatın oyunları ise hiç değişmiyor.

Kış yaklaşıyor, perdelememiz gereken bir senaryo var. İçinde bolca ihanet, kırgınlık, hüzün, acımasızlık, ölüm olmalı ki oynadığımıza değsin. Zaman hızla geçip gidiyor, ne kadar peşinden koşsak da yakalayamıyoruz. Her yeni güne uyanırken, biraz daha yaşlandığımızı biliyoruz. Peki niçin aynı oyunu oynuyoruz? Neden bir şeyleri değiştirmiyoruz? Neden her defasında pes ediyoruz? Evet değiştirmek için çabalıyoruz, ancak bu bir duvarı itmeye benziyor. Anlaşılmayacağını bile bile anlatıyoruz. Belki sessizce bir bakışla, alıngan bir duruşla, ya da derin bir of çekerek.

Her mevsim gibi bu da sona eriyor. Hayat bizi sınamaya devam ediyor; dostluklar bitiyor, kaybedeceğimiz şeyler değişiyor, umutların biri ölüp bir diğeri doğuyor. Geriye ise sadece, ölene kadar sahnelediğimiz bir yalnızlık senaryosu kalıyor…

 

Mustafa İnce

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...