Üzgünüm Gitmeyi Bilmediğim İçin

Gece Gündüz
A A

Üzgünüm Gitmeyi Bilmediğim İçin

Üzgünüm,
En çok da gitmeyi bilmediğim için.
Sessizce gidiyorum,
Aynı Van Gogh’un geceleri gibi.
Üzgünüm,
Vedaları hazmedemediğim için.
Keşke her şeyi sığdırabilse insan,
Yanında götürdüğü bavula,
Ayrılık öylesine garip ki,
Sanki her seferinde,
Yeniden inşa etmek gibi yaşamı.
Melankolik bir kış sabahı,
Elime ne geçerse atıyorum bavula,
Ancak hiçbir şeyi sığdıramıyorum içine,
Hüzünden başka.

Yağmur ne güzel yağıyor, sanki şehir kendince veda ediyor bize. Nereye gidersek gidelim, arkada bir parça bırakıyoruz. Her gidiş, bir şeyleri eksiltiyor bizden. Ancak kaçınılmaz olanı değiştiremiyoruz, zamanı yakalayıp, saklayamıyoruz bir yerlere. En çok da anılar kovalıyor peşimizi, gece vakti, sebepsiz yere uyandıran düşler gibi. Güzel olan ne varsa; yakamıza yapışıp kalıyor, tamir edemediğimiz her şey gibi, kırılıyor kalbimizde. Şimdi çok üzgünüm, en çok da çocukluğumu geride bırakıp gittiğim için…

Yol her zaman istediği yere götürmez insanı,
Ancak bir kez gitme vakti geldi mi,
Kim durdurabilir ki bizi?
Çünkü biz,
Kendi yetişkinliğinde boğulan çocuklarız.
Belki de hiç istemediği bir kaderi yaşayan,
Ve eskiyi, yeniye asla değişmeyen.
Özleyen,
Unutmayan,
Ve öylesine içli,
Bu yüzden hiçbir zaman,
Sevemeyeceğiz gitmeyi.
Üzgünüm yine de,
Sadece sessizce,
Veda etmeden gittiğim için…

Mustafa İnce

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...