Nietzsche Ağladığında – Irvın D. Yalom

Gece Gündüz
A A

Nietzsche Ağladığında – Irvın D. Yalom

“Birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum…”

Yıl 1882, iki adam.
Friedrich Nietzsche; tanrıyı öldürmüş, umudu kötülüklerin en büyüğü olarak görüyor, insanların kendi çıkarları olmadığı sürece size yardım etmeyeceğini düşünüyor, büyük bir yalnızlık içerisinde, bir çantayla Avrupa’da seyahat ediyor. Oğlu Zerdüşt doğmak üzere. Hasta; büyük ağrılar çekiyor, hangi doktora gitse onu tedavi edememiş. Bir kadını ölesiye seviyor, ancak ondan bir o kadar da nefret ediyor. Bir hastalığı daha var, yalnızlık!

Josef Breuer; hayatta her istediğine sahip, güzel bir eşi var, saygın bir doktor, büyük tıbbi buluşlara imza atmış. Aynı zamanda Sigmund Freud’un akıl hocası. Her istediğine sahip bu adam, hayatında bir şeylerin eksikliğini çekiyor. Onunda bir hastalığı var, ümitsizlik!

İki kadın.
Lou Andreas-Salomé; Nietzsche’nin tek ve en büyük aşkı. Aynı zamanda dünyada en çok nefret ettiği kişi. Çekici, bağımsız, entelektüel, erkekleri parmağında oynatıyor ve onlara bağlanma gereği duymuyor, toplumsal normları çoktan gözardı etmiş.

Anna O.; Psikanalizin ilk ve belki de en meşhur vakası. Doktoru Josef Breuer, fakat aralarında hasta doktor ilişkisinden fazlası var. Kendisi de Salome gibi entelektüel ve alımlı.

19 yüzyıl. Hikayenin geçtiği şehir Viyana, bir gün Salome Josef Breuer’i görmeye gelir. Ona bir arkadaşının hasta olduğunu, ancak kendisinin tedaviye istekli olmadığını anlatır. Alman felsefesinin geleceğinin tehlikede olduğunu bildirir. Bruer öncelikle şaşırır, daha sonra hasta ilgisini çekmeye başlar.

Varoluş felsefesinin, ölüm düşüncesinin, ümitsizliğin kıyılarında gezinen bir kitap. Nietzsche Ağladığında bu konuları işlerken, hepimizin zaman zaman hissettiği duygulara ve korkulara değinmekle kalmıyor, okuyucunun tüylerini diken diken edecek kadar anlamlı cevaplar da veriyor. Siz de ölümü, yaşamı, ümitsizliği, yalnızlığı düşünüyor, karşılaştığınız sorulara cevap veremiyorsanız, Nietzsche Ağladığında’yı okumanızı öneririm. Eminim siz de benim gibi bir çok cevaba ulaşacaksınız.

“Ümit mi? Ümit en son kötülüktür!

… Pandora’nın kutusu açılıp, Zeus’un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit. O zamandan beri, insanlar yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladı. Fakat Zeus’un arzusunun, insanların, kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.”

Nietzsche Ağladığında – Irvın D. Yalom

Mustafa İnce

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...