Logoterapi

Gece Gündüz
A A

Logoterapi

“Yaşamak acı çekmektir; yaşamı sürdürmek, çekilen bu acıda bir anlam bulmaktadır. Eğer yaşamda bir amaç varsa, acıda ve ölümde de bir amaç olmalıdır. Ama hiç kimse bir başkasına bu amacın ne olduğunu söyleyemez. Herkes bunu kendi başına bulmak ve bulduğu yanıtın öngördüğü sorumluluğu üstlenmek zorundadır. Kişi bunu başarabildiği takdirde, onur kırıcı bütün rezilliklere karşın gelişimini sürdürecektir.”
Viktor E. Frankl

“Adını Yunanca bir kelime olan Logos(Anlam)’tan alan Logoterapi Viktor Frankl tarafından kurulan bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Anlam yoluyla terapi düşüncesi, terapi yoluyla anlam olarak tanımlanabilecek geleneksel psikoterapi düşüncesinin tam tersidir. Gerçekten de geleneksel psikoterapi anlam ve amaç sorununu açıkça ele alsa bile (yani anlam ve amacı, sahte değerlere, “savunma mekanizmalarına” ya da “tepki oluşumlarına” indirgemek yerine görünen değeriyle ele alırsa) bunu, mutlu olmak, kendi benliğinizi ve potansiyellerinizi gerçekleştirmek, olmak istediğiniz şey olmak için Oedipal çatışmanızı çözmeniz, iğdiş edilme korkularından kurtulmanız gerektiğini belirten bir tavsiye havasıyla yapar. Başka bir deyişle anlam kendi başına size gelecektir. Bu, “Önce Freud ve Skinner ülkesine git, bütün bunları orada bulacaksın,” gibi gelmiyor mu?

Ama böyle olmamıştır. Bir nevroz ortadan kaldırılsa bile,yerini çoğunlukla bir boşluğa (vakuma) bıraktığı ortaya çıkmıştır.Hasta mükemmel bir uyum sağlamış, işleyişi düzelmiştir, ama anlam eksiktir. Hasta, bir insan olarak, yani sürekli anlam arayışı içindeki bir varlık olarak görülmemiş; ve insana özgü olan bu anlam arayışı görünen değeriyle ciddi olarak ele alınmamış, sadece altta yatan bilinçsiz psikodinamiklerin bir ussallaştırması olarak değerlendirilmiştir. Aradığı anlamı bulması halinde bir insanın, acı çekmeye, özveride bulunmaya, hatta gerekirse bu uğurda hayatını vermeye hazır olduğu görmezden gelinmiş ya da unutulmuştur. Tersine eğer bir anlam yoksa kendi hayatına son vermeye eğilimli olur ve bütün ihtiyaçları giderilse bile buna hazır olur.

Anlamsızlık duygusu, varoluşsal boşluk (vakum), kitle nevrozu olarak adlandırılacak kadar artmakta ve yaygınlaşmaktadır.

Profesyonel dergilerde yayınlanan ve bunun sadece kapitalist ülkelerle sınırlı olmadığını, Komünist ülkelerde de gözlenebileceğini gösteren epeyce bulgu vardır. Bu, üçüncü dünya ülkelerinde bile fark ediliyor.”

Logoterapi, bugüne kadar insanı mekanize eden deneysel yaklaşımları eleştirir. Zira bütün bireyler özel ve kendilerine özgündür. Bu yüzden insana daha deneysel yaklaşan davranışçı psikologlar, psikanalistler, insanı anlamak için yetersiz kalmaktadır. Logoterapi her bireyin özel ve tek olduğunu kabul eden hümanistik ve varoluşçu bir yaklaşımdır. Yazıda da belirtildiği gibi insanların bir çoğunun temel sorunu cinsellikten kaynaklanmaz, anlamsal ve varoluşsal boşluktan kaynaklanır. Logoterapi bunu temel alarak, danışanı iyileştirmeyi hedefler.

Kaynak: Duyulmayan Anlam Çığlığı – Viktor E. Frankl

Mustafa İnce

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...