En Azından Yaşıyoruz

Gece Gündüz
A A

En Azından Yaşıyoruz

Umut etmeden yaşayamıyor insan. Ya da yaşıyor da, bir beklentisi olmuyor hayattan. Hepimiz hayatımızın belli dönemlerinde umutlar besleriz. Belki bazılarımız ömür boyu umut etmeyi, iyiye inanmayı sürdürür. Bazılarımız daha karamsar olur, olmayınca vazgeçer, tekrar tekrar denemeyi bırakır. Genelde aşırı kaderci veya kendisinden üstün evrensel yasalara inanan kişiler kaderimiz böyleymiş, evrenin üstünlüğüne karşı gelemeyiz diyerek, umut etmeyi bırakır.

Umutları öldüren biraz da toplumsal yapıdır, içinde doğduğumuz toplum bizi büyük oranda şekillendiren, hatta bazılarımızın yerine karar veren bir yapıya sahiptir. Ancak bir insanın birey olabilmesi için, kendi için yazılan toplumsal rolü eleştirebilmesi, sorgulayabilmesi gerekir. İşte o zaman gerçek benliğine ulaşıp, kendi olabilecektir.

Umutlar gelecekte gerçekleşecek olaylara yönelik olur genelde. Hayat bir sürü olasılığı içinde barındırır ve hiçbir zaman bir kesinliği içermez. İnsan da böyledir, her ne kadar bilim insanı formüle etmeyi; davranışları, duyguları tahmin edebilmeyi istese de, insan gibi dinamik, sürekli değişken bir yapıya sahip canlıyı basit formüllere indirgemek olanaksızdır.

Hepimiz bir şekilde yaşıyoruz; umut ediyoruz, seviyoruz, üzülüyoruz, mutlu oluyoruz, öfkeleniyoruz, isyan ediyoruz. Çünkü biz insanız, umut etmek, iyiye inanmak bizim doğamızda var.

Bazen umudumuzu kaybetsek bile en azından yaşamayı seçiyoruz. Zira yaşamı seçtiysek, içeride bir yerlerde hala umudumuz var demektir…

Mustafa İnce

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...