Halkıma İtiraflarım

Gece Gündüz
A A

Halkıma İtiraflarım

Tam da “Bu kadar yaşadım ya, gerisi kolay.” diye bir söz icat etmek üzereydim tahtımda. Olmadı. Muhafızlar kavgaya tutuştu. Zamanında boğdurtmadığım kardeşlerim, sarayı bastılar. Halk aç olduğunu hatırladı. İsyanlar, çalkalandıktan sonra kapağı açılan bir kola şişesini anımsattı bana. Uzun sürmedi. Çok kolay yenildim. “Mücadele etmeyen yenilmeye mahkûmdur.” kuralı, her zamanki gibi işledi. Göz göre göre devrildim ben. Küçük ve fakir çocukların oynaması için yapılmış adi labutlar gibi…

Nasıl olduğunu anlayamadım. Sapsarı, masmavi, kıpkırmızı iktidarımın yerini gri bir esaret aldı. Deprem sarsıntısını hissetmesine rağmen, hiçbir yere kımıldamayan ve enkaz altında kalan bir afetzedeye benzetilebilirdim. Vaziyeti, tıpkı halktan biri gibi izlemekle yetindim. “Hak etmişsin.” diyorsunuz değil mi; bir zamanlar bedeninizi, aslanların öğle yemeği hâline getirebilecek adama hem de. Ne derseniz deyin.

Siz aşkı, benim sizi uyutmak için piyasaya sürdürdüğüm kitaplardan, dizilerden öğrenen insanlarsınız. Bense onların beş para etmeyeceğini bilecek kadar akıllıyım ve emin olun, narkoz etkisinde değilim. Muhtemelen de ülkenin aşk dilini konuşabilen ve anlayabilen tek insanıyım. Ama siz aşağılık halkım, beni hiç anlayamadınız. Benim dilim de size çok yabancı.

Eğer isteseydim bu ülkedeki tüm kadınlara sahip olabilirdim. Ona da… Ama bu yeterli değil. Tabii siz, benim uyuşturduğum kirli insanlar olduğunuz için bunu anlamayabilirsiniz. Açık konuşayım. Hiç sevmedim sizi ey halkım, hiç sevmedim. Ve hiçbir kadın mutlu etmedi beni, onları da sevmedim. Ben sadece… Sadece… Yine söyleyemedim. O gün de tutulmuştu dilim. O gün… -Dilim ağır yaralı, ölmesin diye yazıyorum.-

Aşk, en güzel kıyafetleriyle ziyaret etti krallığımı. Ölümü hatırladı deniz gözlü kızın pelerini. Yemin ederim ki duydum onun bakışlarını. İngiliz mutfağından bir yemek yedim sanki. Tutkalla da yapıştıramıyorum ki şu canını sevdiğim kelimeleri. Deniz gözlü kız, Japon yapıştırıcısı getir bana güneşten. Ben, esir düştüm. Güneşe gelemem. Bu s*kik dünyadan ayrılamam. Zindandayım. Beni öldürecekler mi; bilmiyorum. Ama korkmuyorum. Senin gidişini gördüm ben. Bunu düşünüp bir deliye yakışacak şekilde, kendi kendime bağırıyorum:

“Bu kadar öldüm ya, gerisi kolay.”

Mustafa Aplay

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...