Dertlerin En Büyüğü

Gece Gündüz
A A

Dertlerin En Büyüğü

Dertlerle çevriliydi dünyanın dört tarafı.
Belledi herkes.
Ve bir gün; kötü giyimli, fakir bir adam aldı eline megafonu. Bağırdı:
“Dertlerin en büyüğü bendedir.”
İnsanlar, kafalarını o yöne çevirdiler. Güldüler sonra. “Hadi oradan.” dediler alaycı bir gülüşle. İnanmadı kimse adama.
Dertlerle çevriliydi dünyanın dört tarafı.
Belledi herkes.
Ve bir gün; terk edilmiş, ihanete uğramış bir kadın aldı eline megafonu. Bağırdı:
“Dertlerin en büyüğü bendedir.”
Kimse ona inanmadı. Herkes alay etti kadınla.
İnsanlar, dünyanın dört tarafının dertlerle çevrili olduğu hususunda ittifak etti. Fakat yalnız, kimsesiz bir adam megafonu eline alıp “Dertlerin en büyüğü bendedir.” deyince “Hayır.” dedi insanlar. “Yalan söylüyorsun.”
Bir gün yetim bir çocuk, bir gün dersi geçemeyen bir öğrenci, bir gün de yataklara düşmüş bir âşık aldı eline megafonu. Hepsi aynı şeyi söyledi.
“Dertlerin en büyüğü bendedir.”
Ne yakışıklı ve zengin adama inandı insanlar ne de derdini ağlayarak anlatan kız çocuğuna. Hepsiyle alay edildi.
Devam etti bu durum. Birileri sürekli bu cümleyi haykırdı. Ve diğer insanlar güldü, dalga geçti her seferinde.
Sonra bir gün… Ses, elinde megafon olan bir insanoğlundan değil… Gökten geldi.
Bağırdı bulutlar:
“Dertlerin en büyüğü bizdedir.”
İnsanlar, kafalarını göğe çevirdi. Alaycı bir gülümseme takındılar. “Hadi oradan.” dediler. Alay ettiler bulutlarla.
Ve bulutlar ispat için…
Akıttılar yeryüzüne en büyük olduğunu iddia ettikleri dertlerini.
O gün…
İlk kez düşmüştü yağmur.
Bulutların ve insanlığın topyekûn söylediği şiir, galaksinin her noktasına yayıldı.
En büyük dertlerle çevriliydi dünyanın dört tarafı.
Belledi herkes.

Mustafa Aplay

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...