Ufukta Görünen Gemi: Bu Kez Ankara

Gece Gündüz
A A

Ufukta Görünen Gemi: Bu Kez Ankara

Yıllar önce, henüz 18 yaşımdayken, bir cebimde annemin yolda yerim diye koyduğu çorum leblebileri, bir cebimde de hayal kırıklıklarıma beraber, Aşti’de, bir otobüsün arka koltuğunda, el sallamadan ayrıldığım, arkama bile bakmadan kaçtığım şehir… O zamanlar bir şeylerin iyi olması için bir şeylerden, bir yerlerden kaçmam gerektiğini fark etmiştim. Kaçarak varacak bir yer olmadığını, kaçarken nereye kaçtığımı bilmediğimde fark ettim.

Ankara, kişi başına düşen yalnızlığın en yüksek olduğu şehirdir.

O zamana kadar kendimi Ankara’da hiç yalnız hissetmesem de kişi başına düşen yalnızlığın en yüksek olduğu şehirdi Ankara. Bizi birleştiren de birbirimizden ayıran da soğuk ve karlı kış akşamlarıydı. Ankara’da hissettiğim en güzel sıcaklık, keskin bir ayazda, Ankara’daki son doğum günümde, sevdiğim kızın soğuktan buz tutmuş, kızarmış ellerini tuttuğumda hissettiğim sıcaklıktı. Sonrası uzun bir kar yağışı, ayazda üşüyen duygular, buzun üzerinden kayıp kolunu kıran yaşlı bir adam.

Ankara, varacak bir yeri olmayanların mütevazı hayatıdır.

Ankara’ya yeniden dönmeye karar vermem de gitme kararım gibi bir anda olmuştu. Yine koşarak yola çıkıyordum ama bu kez kaçmıyordum. Kaçmam için değil de gitmem gerektiği içindi. Yıllarca duymadığı bir sesle irkilmiş ve o sese doğru gitmiştim. Bir korku filminde ormanda duyulan “çıt” sesi gibiydi. Ve ben o sese doğru gitmiştim. Sesi olduğu halde ses çıkarmayan insanların bir anda çıkardıkları seslerin aslında yine kalıcı olmadığını anladığımda yeniden Ankara’daydım.

Ankara, hayaletlere aşık insanların cehennemidir.

Sessiz hayatımda, hiç tanımadığım seslere alıştım, alışmak zorunda kaldım. Bazen bana huzur veren bir ses bazen beni çıldırtabiliyordu. Ama en kötüsü de o sesin çoğu zaman umurumda olmamasıydı.

Ankara, insanın sadece hayal kurduğu insanlarla yaşayabileceği bir şehirdi.

Ve bir şekilde gitmek gerekti Ankara’dan. Çünkü Ankara, insanın sadece hayal kurduğu insanlarla yaşayabileceği bir şehirdi. Ve hayal kurduğun insanı Ankara’da yaşatan bir hayali vardı.

Ankara, kişi başına düşen yalnızlığın en yüksek olduğu şehirdir. En kötüsü de bu oranı sevdiğin kadının düşürmesidir.

Muhammet Sami Karakaş

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...