Siyah Beyaz Bir Kayboluş Hikayesi – Bölüm2

Gece Gündüz
A A

Siyah Beyaz Bir Kayboluş Hikayesi – Bölüm2

“Kadının tahmin ettiği şey, erkeğin emin olduğu şeyden daha doğrudur.”
Rudyard Kipling

Attığım her adımın sesini duyarak yürüyorum. Yürürken de acı çekiyorum. Acı çekerken daha hızlı yürümeye çalışıyorum. Bile bile acı çeken canlıya “kadın” denir. Ben de kadın tanımının tam içindeyim. 11:45 vapuruna yetişmek zorundayım. Kaldırımdan yola iniyorum ve kaldırımdaki insanları solladıktan sonra tekrar kaldırıma çıkıyorum. Sonra ellerinde çantasıyla yaşlı bir kadın önüme çıkıyor. Yanından geçip gitmek istiyorum ama kaldırımların buna izin vermediğini görüyorum. Sonra tekrar yola iniyorum. Motorlu biri yanımdan hızla geçiyor. Saçlarım dalgalanıyor. Yol kenarındaki mağazaların camlarından dalgalanan saçlarıma bakıyorum. Yine çok güzelim. Kırmızı ruj seçimim gayet yerinde olmuş. Siyah çantam yerine kahverengi çantamı mı alsaydım acaba? Kilo mu aldım yoksa? Işığın kırılmasından kaynaklanıyor olamaz mı? Pazartesi diyete başlamalıyım. Kahretsin saçlarım bozuldu.

Dar sokakların kenarlarına park eden araçlardan birinden saçlarıma bakıyorum. Bozulmuş mu? Bence gayet güzelim. Bakmaya devam ederken, siyah beyaz çubuklu formasıyla arkamda duran biri de kendi yansımasına bakıyor. Dar sokaklar, dar kaldırımlar ve yetmezmiş gibi futbol fanatikleri, holiganlar. Beşiktaş artık bana çekilmez bir yer gibi geliyor. Aslında sadece erkeklerden de nefret ediyor olabilirim. Evet, galiba sadece erkeklerden nefret ediyorum. Bitmek bilmeyen futbol sevgileri, çocuk gibi hala bilgisayar oyunu oynamaları, küfürlü konuşmaları, kadınları sadece cinsel bir obje olarak görmeleri… Metin ve milyonlarca Metin… Gözün çıksın Metin. İki yakan bir araya gelmesin. Basiretin bağlansın. Sen de sev ama sevilme. Allah belanı versin. Saçların dökülsün.

Kadıköy vapuruna binip hemen karşıya geçmeliyim. Aldatılıyorum. Aldatıldığını bile bile nasıl oluyor yürüyorum. Şimdi ağlamam lazım. Yani sen öyle sanıyorsun. Ağlamak kadının tuzağıdır. Bir kadın, sevdiği adamın başka bir kadın tarafından mutlu edildiğini görmektense, onu can çekişirken görmeyi tercih eder. Şimdi can çekişini izlemekten zevk alacağım. Sen can çekişirken içime ağlayıp, yüzüne kahkahalar atacağım.

Daha hızlı ve öfkeli yürüyorum. Dar sokaklar, dar sokaklardaki Beşiktaş taraftarları, dar sokaklara park etmiş arabalar, Pazar günü kapalı dükkanlar… Ne kimseyi duyabiliyorum ne de görebiliyor. Metin’in yalvarışlarını duyuyor, can çekinişini hayal ediyorum. O arada öfkemi çalan, kalbimi yakan, tüylerimi diken diken yapan, saf, korkak, güçlü, acılı, hüzünlü bir ses duyuyorum.

“Annnneeeeeee!!!!!”

Herkes şaşırıyor. Diğer insanlar gibi ben de ne olduğunu anlamak için arkama dönüyorum. İnsanların baktığı yöne doğru bakıyorum.

Annesini kaybetmiş küçük bir kız çocuğu, ağlıyor.

Muhammet Sami Karakaş

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...