Belki Yağmur Yağar

Gece Gündüz
A A

Belki Yağmur Yağar

Rüzgar kepçe kulaklarımı yalayıp geçiyordu. Büyük şehirlerin yolları griden sarıya, kahverengiye dönüyordu. Beni hep bu havalar aşık etmişti. Koşa koşa yanıma gelmişti. O gelirken bir yaprak daha dalından kopmaktan vazgeçmiş ve yeniden yeşermişti. Sonbahardan utanmasalar ağaçlar yeniden çiçek açacaktı.

Eylülü seviyorum.” dedi.
Kim sevmez ki?” dedim.
Beraber yürüyelim mi?” dedi. “Sonra belki çay içeriz.

Yürümek bacaklarıma iyi gelebilirdi. Hem biraz da kilo almıştım. Sonra çay da içebilirdik ama emin de değildim.

Bilmem.” dedim.
Sonra belki yağmur da yağar.” dedi.

Yağar mıydı? Hem zaten sonbahardı. Neden olmasındı.

Damlalara huzur yüklemece oynarız.
Benim damlam seninkini alnından öper.
Güzel şeyler olur belki.” dedi ayak parmaklarında yükselerek.

Aylardan Eylüldü. Gözlerine bakarken Nisan. Dedim ya beni hep bu havalar aşık etmişti. Bir de içine baktıkça yeşeren meyve bahçelerini gördüğüm gözleri… Ansızın bir yağmur başlamıştı. Sonbahardı. Neden olmasındı. O çantasından şemsiyesini çıkarana kadar yağmur damlalarının bana olan hasreti bitmişti bile. Beni bu havalar aşık etmişti, artık sırılsıklam bir aşık olmuştum. Şemsiyesini açıp altına girdi.

Seni bu yağmurlar hasta edecek.” dedi gözlerinde bir tomurcuk çiçek açarken.
Sen gel bence…” dedi

Artık gitmeliydim bence. Çok bile beklemiştim. Şemsiyenin altına girdim, O da benim koluma girdi. Ve aynı yağmura şemsiye açmıştık.

Muhammet Sami Karakaş

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...