Tomris Uyar Öykücülüğü

Gece Gündüz
A A

Amerikan Koleji mezunu olmakla birlikte “50 Kuşağı” öykücüleri arasında yer alan Tomris Uyar için birçok farklı özelliğe sahip olduğu vurgulanabilir. Ancak “kısa öykücü” olarak anılagelmesinin sebebi ise sadece bir tane uzun öyküye sahip olmasıdır. Toplamda 11 öykü kitabına sahip olan Uyar, 104 öykü yazmayı başarmıştır. Bu öykülerinde, her ne kadar biçim açısından farklılıklar olsa da daha ziyade kurgu ve konu özelinde durulması ehemmiyetli olacaktır.

Tomris Uyar öykülerine baktığımızda “İpek ve Bakır,” “Ödeşmeler,” “Dizboyu Papatyalar,” “Yaz Düşleri,” “Yaza Yolculuk,” “Gezegen Kızları,” “Otuzların Kadını” ve “Sekizinci Günay” ilk akla gelenlerdir. Genel itibariyle ahlak kavramı ve insanın yaşadığı çatışmayla birlikte; Sait Faik merkezli bir modernleşme içeren öykülerinde anlatım kalitesi de üst düzeydedir. Kısa hikâye tercih etmesinde batılı modern anlayışın etkisi büyüktür. Modern yaşam gücüyle birlikte edebi aristokratlık gereği kısa hikâye makbul kabul edilirdi. Ancak Tomris Uyar hikâyelerinde, anlatım seriliğinin bulunması da takdir edilmesi gereken hususlar arasındadır.

Hikâyede Yaşadığı Dönüşüm
Daha çok Sait Faik tarzı hikâyeler yazmaya başlayan Tomris Uyar, sonrasında büyüsel gerçekçiliğe yönelim göstermektedir. Bunda Latin Amerika etkisi bir hayli olurken “Gezegen Kızları” bu alandaki en iyi yapıtı olarak adlandırılabilir. İlk örneklerinden bir tanesi de olan bu hikâyede, klasik masal temalı farklı metinler yer almaktadır.

Birçok farklı hikâye yazarından artı bir yön olarak, Tomris Uyar’ın anlatım tekniği gelmektedir. Özellikle hikâyede anlatılagelen ikili ilişkilerde, okuyucunun da üçüncü kişi olmasını hemen hemen tüm hikâyelerinde sağlayabilmiştir. Bununla birlikte kişiye, müdahale ya da etki hususu da sağlayarak, içe çekim gücünü ortaya çıkarmaktadır. Okuyucuyu sadece tanık ya da izleyici olarak kabul etmez. Uyar için aynı zamanda karakterlerle birlikte var edilen bir şahıstır okuyucu. Tüm karakterlerin hayatı boyunca okuyucunun da yaşadığını kabul etmektedir.

Dünya Nimetleri
Tomris Uyar hikâyelerinde, dünya nimetleri ön plana çıkarılmaktadır. Her hikâye karakteri için gerçek olan dünya nimetlerinden mutlaka pay alınması gerektiği ifade edilmektedir. Bununla birlikte insanlar tarafından konulan ahlaki ya da hukuki gerekçelerden dolayı dünyadan zevk alınmaması ya da fayda sağlanmaması düşünülemez. Bundan dolayı başkarakterlerin, devamlı olarak ahlaki anlamda bir çatışmaya sahip olduğu görülmektedir. Toplum ya da güçlü yapılarla yapılan mücadeleler bulunduğu gibi kişinin içsel yaşam savaşı da hikâyelerde dile getirilmektedir. Çünkü sahip olunması gereken mutluluk için temel ihtiyaçlara erişilmesinde sadece dış değil, iç güçler de birer düşman konumundadır. Hümanist olmakla birlikte bireyci bir yazar olan Tomris Uyar, ölüme kadar süregelen hayatta hep aramayı seçmiştir.

Delişmenlik Kavramı
Türk hikâyecileri tarafından ortaya konan hemen hemen tüm eserlerde iyi-kötü kavramları bulunmaktadır. Bunlara uyan karakterlerin ve olayların yaratılması süregelirken Tomris Uyar, üçüncü bir imgenin yaratılmasını sağlamıştır. “Delişmenlik” olarak ifade edilen bu kavramla birlikte anormal şekilde mizah ve çılgınlık ifade edilmektedir. “Ödeşmeler” kitabında bulunan hikâyedeki karakterin, kısasa kısas uygulayarak aynı şekilde intikam alması Uyar’ın farklı bir boyuta ulaştığını ortaya koymaktadır. Ezilmiş kişilerin, hep aynı kalmayacağı ve sonrasında değişebileceğini göstermiştir.

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...