Temiz İş

Gece Gündüz
A A

Temiz İş

En kızgın hâliyle dalıyordu yağmur damlaları. Bir müddet yürüdükten sonra başını yukarıya kaldırıp baktı. İçinden “Birileri yine fena kızdırdı sanırım seni…” diye mırıldandıktan sonra ilk gelen otobüse binerek yol almaya başladı. Yağmurun damlaları cama sert sert vururken havasız kalan insanların bakışları da çok anlamsız geliyordu. Hiç tanımadığı insanlarla bu kadar yakınlaşması da her günkü gelenekler arasındaydı. Sırtını verdiği yaşlı teyzenin ne düşündüğünü tahmin etmek istercesine bakıyordu camdan dışarı. Sadece kırmızı lambaların görülmesinden dolayı da hiç cazip değildi aslında. İnsanlara sürtünerek en köşeye kadar gitti. Biraz iterek, biraz da örseleyerek geçti kalabalığın içinden.

Paltosunun önünü açarak nefes almak istese de önündeki genç, buna pek izin verecek cinsten değildi. Kulaklıklarını takmış ve otobüsle ilişkisini sonlandırmış olmanın verdiği mutlulukla biraz da olsa dans etmeyi başarabilen genci izlemeye başladı. Bir adım sağa, bir adım sola gitmesi de komik bir durumdu aslında. Sağ çaprazındaki koltukta oturan iki genç kız ise yaşlı insanları görmediğini iddia etmek için kafalarını gömmüştü. Önlerindeki amca ise hangi durağa gelindiğini bilmemenin verdiği korkuyla geçiriyordu zamanını. Her durak öncesinde etrafındakilere sorular sorması da otobüsün biraz da olsa hareketlenmesini sağlıyordu.

12 saattir çalışmış olmanın verdiği gerekçeden dolayı dizlerini biraz da olsa kırmayı başardı adam. Hafifçe arkasındaki yapıya doğru yanaşarak oturmaya çalıştı. O sırada şoför tarafından yapılan ani fren ise öndeki gencin çok daha büyük oranda sarsılmasına neden oldu. Sonraki özür çabaları ise takdire şayan olarak görüldü. Ancak biraz daha sonra yapılan frenden dolayı üç kişinin birbirine girmesi ise bardağı taşıran son damla oldu. Tümseklerden geçilirken yavaşlanmaması normal karşılanabilirdi ama sert frenler, yolcuların tepki göstermesine sebebiyet veriyordu. Birkaç durak sonra binen bir gencin, elindeki telefon ile çekim yapması da bir başka tartışmayı açıyordu son perdede. Video paylaşımcısı olduğunu söylemeye çalışan çocuğun dayak yemekten kurtulamaması adamın canını iyice yakmıştı. Yaşlı teyzelerin ise düğmeye basmayı unutmalarından dolayı durakta inememesi ise bir kez daha ortamın gerilmesine neden oluyordu. Sesine güvenen gençlerin “Hoop Kaptan, inecek var!” diye bağırmaları da kargaşaya son noktayı koyuyordu.

İlerleyen saatlerde giderek boşalan otobüsün en arkasındaki koltuğa geçerek ayaklarını uzatmanın tadını çıkardı adam. Son durakta herkesin inmesinin ardından yavaş adımlarla öne doğru ilerleyerek şoförün yanına kadar geldi. İç cebinden çıkarttığı çakıyla şoförün birtakım yerlerine delikler açması da hayret vericiydi. Bel kısmından çakıyı buyur eden şoförün ise birkaç nefes sonra ölmesi sessizce olmuştu. Çakıyı tekrar cebine koyduktan sonra merdivenlerden inerek yürümeye devam etti yağmurun altında. Kimselerin olmadığı sokaklara hızlı adımlarla girerek, önüne çıkan nadir insanlara da yalancı bir gülümsemeyle baktı. Çakıyı bir konteyner içine bıraktıktan sonra vapur ile karşı tarafa geçti. Havaalanında bir süre bekledikten sonra özel bir uçağa binerek havalandı ülkeden. Açtığı ilk telefondaki kişiye ise “Ülkesi için casusluk yapan haini öldürdüm, şimdi geliyorum.” demekle yetindi.

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...