Suya Düşen Planlar Kanla Boyandı

Gece Gündüz
A A

Suya Düşen Planlar Kanla Boyandı

Yeni aldığı akıllı telefonundan gelen alarm sesiyle havaya zıpladı. Alışamadı daha bu ürkütücü sesin uyandırmasına. Hemen kalkmak istedi yatağından ancak olmadı. Bugün yapacaklarını bir bir gözden geçirdi önce. Hemen hazırlanıp işe gidecek, sonrasında bir yerden hediye alıp sevgilisi ile buluşacaktı. Aylardır ertelediği yemek sözünü bu akşam yerine getirecekti nihayet. Daha sonrasında belki eve geliriz diye düşündü. Etrafı toplamaya başladı hızlı bir şekilde. Salondaki cipsleri ve her şeyi poşetin içine doldurdu. Bardakları da attığını fark etmedi bile. Daha sonrasında yatak odasındaki savaş halini ortadan kaldırdı. Pencereyi çekip camı açtı. Akşama kadar havalansın düşüncesindeydi. Eşyalarını tıkıştırdığı dolabını zorlukla kapattı. İlk açılmasında her şeyin döküleceğini bildiği için üzerine not astı. “Sakın beni açma” yazılı notu bıraktıktan sonra koridordaki yabancı cisimleri bir yerlere sokuşturdu. Mutfak girişine kadar gelen kirli tabak ve bardaklara ise hiç el sürmedi. Mutfağın kapısını kapatıp kilitledi. Anahtarı da salondaki yapay çiçeğin içine attı.

Siyah pantolon, beyaz gömlek ve mavi kravat… Her zamanki gibi aynı renkleri tercih etti. Ceketinin ön cebine bir kırmızı gül koymayı da ihmal etmedi. Bilgisayarını kapatıp çantaya attı. Anahtar, cüzdan, kalem üçlüsünün üstünde olup olmadığını kontrol ettikten sonra hazır olduğunu hissetti. Aptalca toplantıların bitmesinden sonra sevgilisi ile buluşacağı için heyecanlıydı. Kapıyı çekerek evden çıktı. Koşar adımlarla iniyordu merdivenlerden. 6. kattan hızlıca indi inmesine ama asansörü kullanmayı unuttuğunu yeni fark etti. Fırsatları değerlendiremeyince üzülen insanlardan olmadığı için pek önemi yoktu bunun.

Binanın önünde başlıyordu hayat işte. Korna sesleri, okula geç kalan çocukların koşturmacaları, otobüs bekleyen bir düzine insan ve otobüste can çekişen bir o kadar insan. “Herkesin bir derdi var bu hayatta…” diye düşündü. Kırmızı ışıkta beklemeye başladı. Konuşan bu kadının kim olduğunu merak etti aslında. Durmadan “Bekleyin.” diye talimat veren bu kadından haz etmedi. Ancak yine de akşamı düşünüyordu. Handan ile evlenip çok güzel bir hayat kuracaktı. Planları arasında en az iki çocuk vardı. Biri erkek, diğeri kız olursa süperdi. “Bir de TOKİ’ye yazılırız…” diye düşündü. “Arkasından bir de araba çekerim altıma.” Bunları düşünürken arkasından iten kalabalığın gücü ile karşıya geçti. Elinde çantası, yürüyordu yolun kenarında. Saat 8.27 olunca her zamanki yerdeydi. Otobüs durağının ön bölümünün iki adım arkasında beklemeye başladı. Fabrikada çalışan Nalan ve Zeki de her zamanki yerlerinde duruyordu. Yıllardır her gün aynı şekilde beklerdiler otobüsü. Durağın ortasında, elinde sigarasıyla Mithat Amca vardı. O da son yıllarda durağa katılan isimlerdendi.

Şeritler arasında dans eden kamyonu fark etmedi kimse. Son anda gördü duraktaki afacanlar kamyonu. Üzerlerine geliyordu son gazla. Bağırmaya zamanları olmadığı için değil, sesleri çıkmadığı için yükselmedi. Durağın önünden giriş yaptı kamyon insanlara. İnsanları değil planları ezdi o kamyon. Herkesin planlarını öldürdü. Ceketinden düşen kırmızı gülü son kez gördü. Ağzından çıkan kanlar ile boyandı gül.

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...