Ölüm Tayini

Gece Gündüz
A A

Ölüm Tayini

Doktorun gelmesiyle koltukta yaydığım neticemi düzeltip toparlandım. Elindeki kâğıtlara bir süre baktıktan sonra gözlüğünün üstünden başladı konuşmaya. Doktorca bilmediğim için ilk sözlerinden hiçbir şey anlamadım. Sonrasında da anlamadığım sözlerle devam etti konuşmasına. “Çok kısa bir ömrünüz kaldı. Bir hafta veya bir ay olabilir bu süre…” dedikten sonra bir sessizlik oldu. Hava akımı bile durmuştu odada. Trafikte kornaya basan taksici kenara çekti arabasını galiba. Kimseden ses çıkmıyordu. Herkes sessize aldı her şeyini. Hiçbir şey söylemedim o an. Koltuktan kalkıp çıktım odadan. Yavaş adımlarla yürüdüm hastanenin içinde bir süre. Sonra kapıdan çıkıp caddeye kadar geldim. Son iki cümle vardı aklımda doktordan kalan. Onları devamlı geçirdim iç sesimle.

Bir ay sonra Ağustos gelecek. “Yaz günü ölünür mü canım?” diye düşünmeye başladım. Evimin önüne kadar yürüdüğümü tokmaktan anladım. Kıpkırmızı bir tokmak vardı kapımın üstünde. Hemen tanıyınca anahtarla açıp attım kendimi içeri. Bir süre salonda oturdum. Almanya’da çalışan oğlumu çağırmayı düşündüm bir an. Ancak herkesin işi gücü vardı. Yaz vakti ölmek hiç iyi olmayacaktı benim için. “Herkes yazlıkta olduğu için cenazeye katılım da çok düşük seviyelerde kalır…” diye düşünmeye başladım. Acaba biraz daha erteleyip eylül filan olamaz mıydı? Okullar açılacak diye herkes dönerdi tatilinden. İzdiham bile olabilirdi cenazemde. Antalya’da tatil yapacak olan kızıma ise hiç haber vermeyecektim. Çünkü zaten yıllar sonra ilk kez bir tatil imkânı bulacaklardı.

Oturduğum koltukta bunları düşünürken bir sigara daha yaktım. Ölümü garantilemiş olmanın verdiği rahatlıkla içiyordum belki de son sigaramı. Kendime acil bir şekilde mezar bulmam gerektiği ise çok sonradan geldi aklıma. Sanırım akşama doğru düşünmüştüm bu durumu ilk kez. Sonrasında ise birkaç yer baktım. Ancak en iyisi olmalıydı benim için. Her gün ziyaretçiler ile dolup taşmalıydı mezarım. “Bir hafta veya bir ay olabilir süre…” sözü aklımdan çıkmıyordu. Doktorun verdiği karara inanmak istemiyordum başımı yastığa koyduğum anda. O gece uyuyamadım. Belki de ölüm korkusundandır. Ancak her ne halt ise fark etmez işte. Sonuçta uykum gelmedi…

Pencereyi açıp dışarıyı seyrettim gecenin bir yarısında. Her tarafın ışıl ışıl olması ürküttü beni. “Benden sonra da aynen devam edecek herkes hayatına…” düşüncesiyle titredim bir an. Hiçbir değişiklik olmayacak dünya için benim ölümüm. Herkes bir sonraki günde aynı şekilde gidecek işine. Çocuklar okullardan yine nefret edecek, işçiler aynı koşullarda çalışmaya devam edecek. Eve gelen temizlikçilerden yine memnun kalınmayacak, kısa mesafe açmak istemeyen taksicilerin isyanları arşı titretmeyecek. Ölümüm bir işe yaramayacak sanırım. O yüzden ölümümü ben tayin etmek istedim. Son sigaramı da söndürdüm yatağımın içindeki yastıkta. Pencereye çıkıp son bir kez baktım aşağıya. Gözlerimi kapatıp bıraktım kendimi boşluğa…

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...