Kesilmeyen Yağmur

Gece Gündüz
A A

Kesilmeyen Yağmur

Üç gündür kesilmedi yağmur. Bembeyaz yeryüzünün tam ortasına yağarken üç gündür kesilmeyen yağmur, camın kenarında oturuyordu. Elinde kurşun bir kalem, ağzında yabancı marka bir sigara… Sırtındaki hırkanın renkleri solmuş olduğundan, fakir bir adam olduğu da belli oluyordu. Üç gündür yağan yağmura bakıyordu. Yağan yağmura bakarken gözlerini kırpmayan adamın elleri titriyordu.

“Tak, tak, tak…” sesleri bozdu tüm büyülü atmosferi. Sinirlenerek ayağa kalktı önce. Yavaş adımlarla ilerleyerek açtı kapıyı. Sakallı ve bir hayli yaşlı bir adam gördü karşısında. Üç gündür kesilmeyen yağmurdan olabildiğince nasibini almıştı. İç çamaşırına kadar ıslandığını gözleriyle anlatan bir edayla baktı yaşlı. Sonrasında işaret parmağını havaya kaldırarak:

“Üç gündür kesilmeden yağan yağmurdan, elinde sigarası bulunan adama sığınırım.” deyiverdi kısık bir sesle.

Hiçbir cevap almamasına rağmen içeri buyur edildi yaşlı adam. Küçük salonun en kötü koltuğuna geçerek oturdu. Islak olan montunu dahi çıkarmak istememesiyle başladı garip hareketleri. Sigara izmaritlerinin altında yer alan gazeteyi eline alarak okumaya başladı. Çok farklı bir haber arar gibi gözükmese de ters-yüz ederken ıslatmıştı gazeteyi. “Yağmursevenler üyesi 29 kişi daha gözaltına alındı.” haberi ilişti yorgun gözlerine. Ev sahibinin açtığı televizyondaki adam ise çok sert ifadelerle yükleniyordu üç gündür kesilmeden yağan yağmura. “500 yıllık bir medeniyetinin torunları olarak, bu yağmuru da geldiği yere göndereceğiz. Kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın ve bizlere, olabildiğince yardım edilsin. Üç gündür aralıksız yağan bu yağmurun kimlerden olduğunu ve ülkemize ne gibi kötülükler için gönderildiğini gayet iyi biliyoruz…”

Sert bir hareketle kapattı televizyonu. Sonrasında yaşlı adamın elindeki gazeteyi de çekerek fırlattı odanın bir başka köşesine. Başından dökülen yağmur damlalarının evi ıslattığına aldırmayan yaşlı adam söze başladı:

“Kimsiniz? Kimlerdensiniz?”

“20 yıldır bu köydeyim. Karşıdaki tek minareli caminin imamıyım.”

“Üç gündür kesilmeyen yağmur nedeniyle tüm durumlar değişti tabii. Burada da var mı bir şeyler?”

İrkilerek soruya cevap verdi ev sahibi:

“Yok, canım. Bizim gibi vatansever köylüler, yağmurun getirdiklerine önem vermez.”

“Her gün yüzlerce Yağmursevenler üyesi gözaltına alınıyor zaten.”

“Avrupa’nın en gelişmiş ülkesidir burası. Sizler müsterih olun. Büyüklerimiz başımızda olduğu sürece zarar görmeyiz.”

Elini çenesine götüren yaşlı adam, ayağa kalkarak devam ettirdi güzel sohbeti:

“Her gün büyüyerek ilerliyorlar. Belki de buraya kadar bile gelebilirler. Üç gündür ne yapıldıysa da yağmur durmadı. Şiddetinden, en ufak bir değer bile kaybetmediği söyleniyor.”

“Üç gündür yağan yağmurun etkisinin ne olacağını bilemeyiz ama bizler güçlü insanlarız.”

O sırada bir kez daha sessizliğin büyüsü bozuldu. “Tak, tak, tak…” sesleri çok daha şiddetliydi. Yaşlı adamın ani hareketi esnasında kapı açıldı ve içeriye onlarca asker doluştu. Süngülü silahlarını ev sahibine doğrultarak:

“Yağmursevenler üyesi İmam Alessandro, tutuklusun!”

1 hafta sonra yapılan mahkemede tanık olarak dinlenen yaşlı adam konuşmaya başladı:

“Sayın Hâkim, devlet tarafından görevli olarak gecenin bir yarısı şahsın evine gittim. Öncelikle bir süre uzaktan izledim. Şahsın, yağmuru keyifli bir şekilde camdan izlediğini gördüm. Ayrıca beni içeri aldıktan sonra üstümün değişilmesini teklif bile etmedi. Yağmur sularının eve doluşmasına seyirci kaldı. Yağmurdan hiçbir şekilde korkmadığını da böylelikle anladım. Konuşmalarında çokça devlet lafı etmesi de gizlenmeye çalıştığını bana gösterdi. Üç gündür kesilmeden yağan yağmura dair belirleyici nitelikler kullanmadığı gibi yaşanılan olaylardan da habersizdi.”

Bir müddet ara verildikten sonra savunması alındı imamın. Ancak pek ehemmiyetli olmadığı için kayda değer görülmedi. Birkaç duruşma yapılmasına da gerek olmadan müebbet cezası verildi.

Cezaevindeki yatağında yatarken yağmur seslerini duymanın rahatlığını hissetti imam. “Beş gün oldu ve yağan yağmur dinmedi…” diyordu televizyon spikerleri, pörtlek gözlerle bakarak…

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...