İlaçlı Derman – Bölüm 1

Gece Gündüz
A A

İlaçlı Derman – Bölüm 1

Muavinin bağırmasıyla tam bitiremediği çayının hesabını ödeyerek kalktı. Otobüse doğru yürürken giydiği ceketinin cebinden çıkarttığı biletini hazır etti. Otobüse binerken uzattı yavaşça muavine. “Geç beyim, içeride bakalım” diyerek sesini yükselten muavinin işi aceleydi. Koltuk numarasına bakarak oturdu yerine. Ceketini çıkarıp üst tarafa yerleştirdi. Yanında kimsenin olmadığına da içten içe seviniyordu aslında. Rahat bir yolculuk yapmak iyi gelecekti.

Hemen hareket etti yaşlı otobüs. Ağır ağır gidiyordu. Muavini gibi otobüs de yüksek sesle konuşuyordu. Cama yasladı kafasını. Dışarıyı seyretmek için güzel bir hava vardı. Yolcusunu bırakmaya gelenlerin el sallamalarını izliyordu, kendi ailesini düşünerek. Otogardan çıktıktan sonra daha da hızlandı otobüs. Bir yandan muavine laf yetiştiren şoför, diğer taraftan vites ile cebelleşiyordu. Arkasındaki yaşlı teyzede korku içinde yolu izliyordu gözlerini ayırmadan. Gözünü kapatsa kaza yapacağına inandırmıştı sanırım kendisini. Belki de gideceği yere ulaşma arzusu yüksekti. Muavinin uzattığı suyu almak için toparlandı. “Sizin meslek nedir beyim?” diye sordu muavin.

“Doktorum” dedikten sonra su bardağını dikti. Gözlerinden bir tane daha istediğini anlayan muavin, yine doldurdu plastik bardağı yarısına kadar. Muavinin gitmesini bekledikten sonra başladı içmeye. Ayıp olur diye düşündü doktor. Susamış olduğunu çok belli etmişti sanırım. Yan taraftaki çocuklu aile bile bakıyordu dakikalardır. Plastik bardağı önünde açtığı masaya bırakıp cama doğru döndü. Klimaların yetersiz olması, yolcuların kısa süre içinde isyan etmesini de beraberinde getirdi. Her bir dakika içinde bir yerden isyan cümlesi yükseliyordu otobüste. Muavin tek tek derdini anlatırken artık giderek sertleşiyordu.

“Ağustos ayında gündüz vakti yolculuk mu yapılır? Ne diye bu vakti seçtiğiniz ağalar?” diye bir çıkış yaptı en sonunda. Herkesi susturmayı da başarmıştı. Ancak bir süre sonra yine tartışmalar alevlendi. Otobüsün mola yerine girmesiyle hızlı bir şekilde boşalması bir oldu. Muavin de hemen şişe şişe su almaya koştu. Yolda suyun bitmesi sonu olabilirdi. Saatlerce süren tartışmalarda tek bir kelime söz etmeyen tek kişi olan doktor ise ağır adımlar ile indi otobüsün ön kapısından. Etrafına bakındıktan sonra ilerledi içeriye doğru. Her zamanki ses tonuyla bir çay söyledi. Çayını eline alana kadar vakit geldi. İçmediği çayın parasını bırakarak otobüse döndü. Yolculuk devam ediyordu.

“Yol uzun, yol uzun” diye bağıran muavinin peşinden bindi. Yerine oturduktan sonra koltuğunu hafif yatırarak uyumaya başladı. Ani bir fren ile yerinden zıplayıverdi doktor. Korktuğu her halinden belliydi. Yanına yaklaşan muavinin morarmış gözüne doğru baktı. Gülümsemesinin bitmesinden sonra “Doktorum, sizin yer burası” dedi.

Doktor, tuhaf hareketlerden sonra etrafa bakındı. Gece yarısı olduğu için bir şey gözükmüyordu. Ayağa kalkıp otobüsten indi. Bagajını yanına kadar getiren muavine ceketindeki adresi gösterdi.

“Şu ilerideki dar yoldan girdikten sonra dümdüz giderseniz köyü göreceksiniz. Yaklaşık olarak bir saat filan yürümeniz gerekecek. Gece vakti olduğu için dikkatli olun doktorum. Allah’a emanet…”

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...