İlaçlı Derman – Bölüm 2

Gece Gündüz
A A

İlaçlı Derman – Bölüm 2

Derin düşüncelere daldığı için su birikintilerine basa basa yürümeye başlayan doktor, nihayet görmüştü evleri. Daracık bir alandan geçerek ilerledi tepeye doğru. Karşısına gelen caminin bahçesine girmesiyle elindeki ağır bavulu yere indirdi. Gün doğmak üzereydi artık. Biraz oturduktan sonra şadırvanda elini yüzünü yıkadı. Camiye gelen insanları izliyordu. Saban namazından sonra etrafına dizilen yaşlılara derdini tek cümleyle anlattı:

“Köyün yeni doktoruyum.”

Anlamadıkları yüzlerinden belli olan amcalardan birisi meseleyi kavramış olacak ki sarıldı hemen doktorun sağ koluna. “Gel bize gidelim, kahvaltı yeriz.” diyerek sürükledi peşinden doktoru. Bir elinde bavulu, diğer kolunda ısrarlı amcanın eliyle sürüklendi doktor. Peynir, zeytin, ekmek… Ha bir de çay tabii… Bir yandan kahvaltı yaptılar küçük oğlanla birlikte, bir yandan da anlattı köyün halini. “Yıllardır duymadık biz doktor ismini oğlum. Çok kişi göndermezler buraya. Gelen de zaten birkaç hafta içinde dönüverir.” Hazırladığı yarım ekmeğin içine peyniri koyan çocuğu izleyen doktorun kulağı yaşlıdaydı. Son kez bir bardak çay içip kalktı. Birlikte sağlık ocağına gittiler. Daha doğrusu, sağlık ocağı olarak açılmış yere. Kapısı olmayan bu yerin camları da sallanıyordu. Tuhaf gözlerle etrafta bakındı doktor. Yine de ümidini kaybetmiş görüntüsü vermek istemedi. Etraftaki örümcek ağlarını temizleyerek girdi içeriye. Bir dolap vardı. İçinden tarih öncesinden kalma ilaçların bulunduğu. Bitişiğinde tozdan görünmez olan bir küçük masa. Son doktordan kalma olduğunu öğrendiği kalem de hala üstünde duruyordu. Aklındaki uygulamada epey mahir olan doktor, gecikmek istemedi. Hızlı bir şekilde yaşlı amcaya dönerek “Temizlik malzemeleri alarak buraya birkaç günde adam edebilirim. Tamir işlerinden de iyi anlarım. Çok fazla bir sıkıntı yok.” Gülmeye başladı yetmişlik amca. Şaka yapıyor sanıyordu. Bir devlet memuru mu toparlayacaktı burayı?

Beraber gittikleri yerlerde hem kendini tanıttı hem de malzemeleri aldı. Bez, sünger, kova, süpürge, paspas… Ne gördüyse almıştı fazla fazla. “Şehirli doktor temizlik yapacak” haberi her eve girmişti. Sağlık ocağının karşısındaki alana gelmişti izlemek isteyenler. Çeşmenin başında da çocuklar oturmuştu. Aldığı uzun hortumun bir ucunu çeşmeye takan doktor ise ilgilenmiyordu kimseyle. Bakışlara karşı gülümsediği de oldu birkaç kere. Sağlık ocağındaki dolabın içine boşaltarak dışarı çıkardı. Masa ve sandalyeleri de aynı şekilde dışarı çıkartırken yanına yaklaşan adamları fark etti. Ellerinde tespihler sallayarak yan yan yürüyen adamlar gittikçe yaklaşıyordu doktora. Bir tanesi daha öndeydi sanki…

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...