Çünkü Bebekler Ağlıyordu

Gece Gündüz
A A

Çünkü Bebekler Ağlıyordu

Yavaş adımlar ile geldi. Kendisine doğru yaklaşan insanlara el sallayarak geçti kürsünün başına. Ellerini kürsünün iki tarafına koydu. Çok güçlü olduğunu hissettirdi bu. Daha da sevindi. Gülücükler açtı yüzünde gücü. Başladı bağırmaya kalabalık güruha. Yapmaları gereken şeylerin hepsini tek tek söyledi. Bilmezdi çünkü bu kalabalık; kendisi için neyin doğru, neyin yanlış olduğunu. Hepsini anlattıktan sonra, bir daha baştan aldı sözlerini. Belki anlamayan çıkarsa diye başladı bir kez daha anlatmaya. Ne de çok sevmişti anlatmayı. Hiç inmek istemedi aslında o kürsüden. Gitmesi gerekmeseydi inmezdi de zaten.

Arabasına doğru gitti yanındaki olağandışı kalabalık ile birlikte. Kolay değildi bunu sağlamak. Saymak geldi aklına. İnsanları tek tek saymaya başladı. Yetişemiyordu coşkulu kalabalığın hızına. Döndü arkasına ve gitti. Bir daha gören olmadı adamı. Ne bir haber duyuldu arkasından ne de bir çift göz bekledi. Hızlıca dağıldı coşkulu kalabalık. Herkes işine geri döndü. Kimi dükkânını açtı yeniden, kimi de kilim dokumaya devam etti evinde.

Bir zaman sonra, tekrar ortaya çıktı adam. Geldi şehrin tam ortasına. Başladı bağırmaya aynı ses tonuyla. Kimse gelmedi bu sefer meydanın ortasına. Herkes gülüp geçiyordu baka baka suratına. Anlamadı önce gülüşleri. Hissettikten sonrada öfkelendi. Elini vurdu kürsünün ortasına. Çıt yok. Sessizlik hâkim meydana. Kimse konuşmuyor. Bir bebeğin ağlama sesi geldi meydanın köşesinden. Bebekler ağladı hep bir ağızdan. Adam susmuştu, susturulmuştu. Ağlayan bebekler yapmıştı ya bunu. Gülüyordu insanlar. Gülüyordu kâinat. “Bebekler ağlayarak susturdu heybetliyi.” diye fısıldadı yaşlı kadın torununa. Dönüp gitti insanlıktan nasibini almayan insanlar. Bebekler ağladı meydanda susmak bilmeyen bir inleyişle. Bebekler seslendi insanlara meydanın köşesinden. “Kulak verin ey insanlık,” diye başlayan bir söz işitildi meydanın en köşesinden.

Yaklaşan hamal ile göz göze geldi bebek. Girdi sepetin içine. Hamal taşıdı bebeği meydanın dört bir yanına. Artık bebekler taşınıyordu şehrin dört bir yanına. Ses verdi insanların asilleri. Çünkü bebekler ağlıyordu.

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...