Bir Lise Hatırası

Gece Gündüz
A A

Bir Lise Hatırası

Sınıfta bir uğultu koptu. Her bir ağızdan “Meryem Hoca geliyor.” sözleri bastırıyordu tüm sesleri. Yumrukladığım çocuğun üzerinden kalkıp kravatımı düzelttim. Sert gelmişti eli yüzüme. Biraz sallandıktan sonra toparlanıp doğruldum. Ağzından dökülen kanları eliyle tutmaya çalışarak koşturdu tuvalete Mert. En sevdiğim arkadaşımdı aslında. Bir anda girmiştik birbirimize.

Elindeki cetveli gördüm önce. Sonra sınıfa daldı Meryem Hoca. Türkçe okumayı bana öğreten kadın karşımdaydı. Hesap sormaktan çok azarlamaya başladı. Çok ağır konuşuyordu belli ki. Etrafımızdaki herkes dağılmış, saklanmıştı. Dinlememek için tahtaya doğru bakıyordum. Geçen ders matematikti anlaşılan. Sevmediğim için dinlememiştim tabii. Matematikçinin çözdüğü sorulara baktım. İlk defa anlamaya çalışıyordum bu dersi. Meryem Hoca da susmak bilmiyordu. Göz ucuyla baktığımda hâlâ konuşuyordu. Tahtadaki işlemleri anlamaya başladım. Çıkan sonuca bakmadan kafamdan yapıyordum işlemleri. Evet, doğru çıktı sonuç. Sevinmeye başladım içten içe. Matematik sorusu çözüyordum valla. Diğer soruya geçtim. Biraz sonra onu da yaptım aklımdan.

Eliyle çenemden tutup kafamı çevirdi. Suratını yaklaştırıp “Tamam mı Kenan?” deyiverdi. Dinlemedim ki kadını. “Ne diyordu acaba? Neye tamam mı?” demek de olmazdı şimdi. Anlamadığım soruları çözmeye başlamışken bunu da cevaplamam lazımdı. Sınıf kapısından kafasını uzatan herkes bize bakıyordu. Elimin terlemesinden anladım epeydir cevabını bekliyordu sorunun. “Tamam.” çıkıverdi ağzımdan. Bir anda bana sarılıp sevindi Meryem Hoca. Ne olduğunu anlayamadan çıktı sınıftan.

Elimden kayan terler ıslatıyordu sınıfın zeminini. Neye karar verdiğimi anlayamadım. Sınıfa ilk girene sordum. Tuhaf tuhaf baktıktan sonra: “Mert hala tuvalette. Git istersin yanına. Hem söz verdiğin gibi özür dilersin hem de yardımcı olursun arkadaşına.”

“Özür dilemekti demek ki soru.” diye geçirdim içimden. Aslında çok da kötü değildi ki. Zaten Mert arkadaşımdı benim. Hem de…

Koşarak girdim tuvalete. Kimse yoktu içeride. Nöbetçi öğrencinin dediğine göre müdür yardımcısının odasındaydı. Hemen gittim. Gömleğimi pantolonumun içine sokup kravatımı düzelttim. Ceketimi ilikleyip vurdum kapıya yavaşça. “Gir!” sesiyle daldım içeri. Mert, masanın kenarında bir kâğıdı dolduruyordu.

“Hocam, ben arkadaşımdan özür dilemek için geldim. İzniniz olursa…”

Sözümü bitiremeden atladı ortaya hemen. “Ne hakla özür dileyeceksin bakalım. Ağzımı, burnumu kırdın. Sen suçlusun Kenan ve suçunun bedelini ödeyeceksin.” Başımdan kaynar sular döküldü o an. Ölmek istedim. Tahta masayı tabutum olarak düşündüm bir an. Girmek istedim içine. Kimse zahmet etmesin diye de kendim kapatmak istedim tabutumu. Birkaç dakika sonra yanıma yaklaşık “Şaka yaptım lan!” diyerek atladı boynuma. Yine yapmıştı numarasını.

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...