Benim Gibi İnsanlar

Gece Gündüz
A A

Benim Gibi İnsanlar

Çok sevilmez aslında benim gibi insanlar. Hele de bizim ülkemize benzer ülkelerde. İnsanların gözlerine falan bakmayı sevmem öncelikle. Daha çok yaptıkları iştir benim için asıl olan. Bir durum ortaya çıkmadan da pek karışmam hayatlarına. “Sorunların adamı.” olduğumu söyleyen de çoktur tabii. Yardımcı olmak istemem pek fazla. Herkesin hayatı kendine değil mi canım? “Ne diye karıştın bana?” diye çıkışırlar belki de? En iyisi herkesi kendi yoluna bırakmak ama “Hangi yol?” dersiniz sonra. Başkalarının açtığı yoldan gidenlerin arkasından gitmek için bekler her doğan insan. “Onlar gibi olmak istemiyorum.” diyor ya yazarın bir tanesi, bir romanının orta sayfalarında. Benzer aslında düşüncemizin ortak noktası. Sahip olunanları kullanarak yaşar insan. Sahip olamadıklarını isteyerek de mutsuz geçirir ömrünü. Hep daha fazlası deyince boka sarıyor işte hayat. “Herkes” kelimesi de yasaklanmalı artık. “Herkes” ile yapılan her şeyin ya da “Herkes” tarafından yapılan her şeyin, iyi olduğunu sanmak mıdır bizleri daha fazla istekli yapan? O zaman olmayıversin herkeste olanlar bizde.

Adres soran insanlar çoktur etrafımda aslında. Ancak biliyor olsam dahi tarif etmek istemem. O yüzden de hiç yüz çevirmeden devam ederim yoluma. Sonradan sorun çıkarsa diye bulaşmam belki de. Adresini bildiğimi zannettiğim yerlerin aslında orada olmadığı da ortaya çıkabilir belki de. Ancak çoğu insan, denemez bu yolu bir kere bile. Bilse de tarif eder bazı yaşlı amcalar uzun saatler boyu.

Yağmurlu havada şemsiye kullanmak kadar saçmadır aslında yol tarifi. Şemsiyeyi tutunca insanın eli üşümez mi? Sanırım bu yüzden kullanmıyorum farklı amaçla kullanılmaya devam eden eşyayı. Uzun zamandır çekmeceli çikolatalardan da yemiyorum. Aslında pek sevmem tatlı yemeyi. Ancak yine de bazı günlerde tatlı partileri yapılıverir bazı yerlerde. Issız ve karanlık olmasa da mum ile aydınlanır çikolata partilerinde mekânlar. Sonradan ortaya çıkan çekmeceli çikolatalar dağıtılır insanlara. Sanırım hiç gitmediniz siz de benim gibi? Belki de böyle yerler, hiçbir zaman gerçekten olmadı. Olsa da yakınlarda olmadı galiba. Olsaydı duyardık çünkü komşulardan falan. Hani evlendikten sonra her gün “Çocuk var mı?” diye soran komşular var ya; onlardan bahsediyorum işte. Karısını hamile bırakan kocaları tebrik etmek için toplanıp ziyarete giden komşuluk anlayışı hâlâ sürüyor bazı yerlerde. “En iyisi hiç bulaşmamak.” dedim ben. Yıllardır hiç komşum olmadı o yüzden. İyi de oldu aslına bakarsanız. Çok daha rahat bir kafaya sahibim. Ancak yine de karşı kapıyı çalıp taze ekmek istemek isterdim gecenin geç vakitlerinden birinde.

Muhammed Murat

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...