Doğrum Fırsat

Gece Gündüz
A A

Fırsatını bulduğumuz zamanlarda doğru hamleler yapmak bizi bir adım öne geçirir. Peki ya doğru hamleler yapmak bize yeni fırsatlar oluşturmaz mı? Tabii ki oluşturur. Zaten bu, bizi ileriye taşıyan hareketlerimizin neticesindeki bir döngüdür. Hareketlerimiz, çevremize karşı kendimizi ifade etme şeklimiz, ne kadar doğru olursa bizi öne geçirecek fırsatların oluşması da bu kadar kolay olur.

Durumu bu şekilde özetlediğimiz vakit bundan anlayacağımız: Doğruyu yansıtabilmek için onu bulmamız gerektiğidir. Doğruyu bulmak kolay değildir. Bence doğruyu bulmak için önce neleri bilmediğini düşünmeli insan… Bir konuda, bilmediği bölümler karşısında doğruyu veya yanlışı ayırt etmek, biz insanlar için zorlayıcı hatta imkansız bir durumdur. Bir şeyler öğrenmek istiyorsak doğrusunu bulmaya çalışmalıyız. Doğruyu bulmak istiyorsak da gün geçtikçe güncellenen bilginin takibini bırakmamalıyız. Ben, “bilmek veya bilmemek” kavramlarını duyduğumda aklıma hep sabır gelir. Sabır, öğrenmenin yani doğruyu veya yanlışı ayırt etmenin en önemli anahtarlarından birisidir. Peki, “Onun yanında bir de azim vardı, ona ne oldu?” diyenler olabilir aranızda. Evet, bir de azim var. Eğer bir insan, hem sabırlı hem de azimli ise o insan, hedefleri doğrultusunda o kadar güçlü adımlar atar ki fırsatlar önüne bir halı misali seriliverir.

Aslında doğruyu bulmak için tahmin ettiğimizden daha fazla seçenek vardır. Bu seçeneklerden, “çok araştırma yapmayı” söylememek büyük bir hata olur. Öyle bir çağa geldik ki yeni veya eski bir bilginin yayılma hızı oldukça fazla. Lakin bununla beraber, yanlış bilgi de sandığımızdan daha hızlı yayılıyor. Bu yüzden araştırmanın titizliği ve ne kadar yapıldığı önemlidir. Adım adım anlatıyorum da hiç düşündünüz mü, siz neden bunu okuyorsunuz? Fırsatlarınızı doğru kullanmak için mi yoksa doğru hareketlerinizle fırsatlar yaratmak için mi? Unutmayın, bu bir döngüdür. Bu döngü içerisinde bulunan sizin, evet evet sizin. Bir hedefiniz var mı? Hiç böyle düşündünüz mü bilmiyorum ama hedefler, bize doğru adımlar attırmaya çalışan koçlar gibidir. Eğer bir insan, hedefini belirlemiş ve ona göre adımlar atmaya çalışıyorsa ne mutlu ona! O, doğrusunu bulmak için bir fırsat yakalamıştır. Evet, buraya kadar anlattım… Siz de okudunuz. Ama bunu okumadınız, daha doğrusu söylemek için bekledim. “Bunları yapabilecek insan, önce kendine inanmalı” değil mi? Bunu okuduktan sonra düşünün, eğer kendi bildiğini doğru kabul edenlerdenseniz bu davranışınızı bir an önce değiştirin! Benceler ile gerçeklerin karıştırıldığı bir dünya, zaten katlanılamaz olur; bırakın doğruları, fırsatları yaşamak istemezsiniz! Ama bunu da doğru bildiğinizi susmak olarak algılamayın. Kendi fikirlerinizle doğru bildiklerinizi ayırt ederek geçirdiğiniz günler, sizi beklemediğiniz fırsatlarla buluşturacaktır, buna emin olun!

Son devreye geldik. Fırsatlar elinize geçti… Fırsatlar elinize geçtiğinde, yapacağınız hataları düşünmeden işinizi yapın, fikrinizi söyleyin! Yanlış yaptığınız zaman üzülmez, bilakis doğrusunu gördüğünüz için sevinirsiniz. Fırsatlarınız doğrularınızı, doğrularınız fırsatlarınızı kovalasın…

İbrahim Miraç Kurtulmuş

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...