Kendine İyi Bak

Gece Gündüz
A A

Kendine İyi Bak

Kalp, varlığı gereği, insanlarda heyecan uyandırır. Nefes aldığınızda yahut göğsünüze birazcık bastırdığınızda onun hareketini hissedebilirsiniz. Lakin sıcaklığını, biri dokunmadan ya da çıkarıp avucunuzda okşamadan anlamanız mümkün değildir. Hatta bu süre içerisinde kendinize bile ısınamaz, karanlık odalarda gölgeler ararsınız. Bu gölgeler kimileri için tercih hâline gelir. Hiç durmadan dillendirip adına “yalnızlık” derler. Aslında kendileriyle baş başa kaldıkları her ana “yalnızlık” derler. Oysa bu bir görüşmedir. Belki münakaşa, belki hesaplaşma… Kimi zaman da kavuşmadır. Ama yalnızlık değildir.

Yatağının yakınlarında penceresi olan bir kadın görün rüyanızda. Ayın güçsüz ışığı zarif bir perdeden odaya sızıyor. Burnu açık siyah terlikler, odanın ortasında ve dağınık. Aceleyle çıkarılmış belki. Kadının yeri zihninizde beliriyor. Yatağın başında kocaman yumuşak yastığına sarılmış, biraz buruk biraz tebessüm sahibi bir yüzü var. Düşünüyor. Yaşadıklarını, yaşamak istediklerini… Zaten hep düşünüyor. Fikirleri bir yere varmasa da düşünüyor. Bir anlamı olmasa da aklına ya da kalbine iyi gelmese de düşünüyor. Bu yüzdendir ki hasta düşüyor.

Bu kadın iş sahibi. Gün içerisinde mesleğinin zorluklarına göğüs germekten kendine vakti olmuyor. O sebepten akşamları tek başına uyuduğu odasına geldiğinde aklına gelen ilk şey yalnızlığı oluyor. Bir elinde kahveyle sorgularken buluyor kendini. Buna ihtiyacı olduğunu biliyor. Kendini hâlâ tanımadığını da biliyor. Öyle ya, aldığı hiçbir şeyi tek başına seçemiyor. Çünkü aslında nelerden hoşlandığını bilmiyor. Çünkü aslında, asla kendini önemsemiyor. Onun yerine kaçıp bu aptal odada yalnız olduğuna inanmayı tercih ediyor. Çekip kenara sorsanız etrafında bir sürü insan var bu kadının. Onu önemseyen, belki önemsiyormuş gibi gözüken… Ama yine de var. Bu, kadını tatmin etmese de var.
Şimdi rüyanızda gördüğünüz bu karamsar kadına uzaktan bir bakın. Saçları hep kısadır böyle kadınların. Temizlenip kurutulduktan sonra öyle şekil vermeye çalışılmaz. Üstünde alelade kırışık bir geceliği vardır. Aynaları her zaman kirlidir. Çünkü zaten kendine bakmaktan hoşlanmaz. Bana kızacaksınız ama ben odasındaki bütün eşyaları bu kadına fırlatmak istiyorum. Okuyamadığı kitapları ve hatta öylesine aldığı bütün filmleri… Hepsini atmak istiyorum. Aslında hiçbiri onun değil. O eşyaların hiçbiri onun için değil. İstemeden, kendini tanımadan aldığı her eşya kadını ele geçirmiş. Raflarındaki tozlar, aynasındaki izler, dolabındaki notlar… Hepsi onun karakterini tanıyamadığı bir şekilde örtmüş. Onu yatağa hapsedip yalnız olduğuna inandıran bu odadakilerdir. O zarif perde bile suçlu.
Rüyadır bu. Rüya hayatımızı böylesine derinden etkilemez belki. Ama uyanın şimdi! Uyanın ve yatağınızın başındaki kirli boy aynanızdan kendinize bakın. Kırışık geceliğinizle, uykusuz gözlerinizden bahsedin bana! Susmayın, anlatın! Rüya bu. Rüya hayatımızı böylesine derinden etkilemez(!).

Merve Çetin

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...