Ne Şekilde Gördüğümüz Önemli Mi?

Gece Gündüz
A A

Bu öykü, görme engelli bir kadının, kelimelere olan inancını anlatmaktadır…

Kalabalık bir kampüs içinde defalarca yanımdan geçmişti o güçlü kadın. Yanında daima iki arkadaşı vardı, onun gözleri olmak isteyen. O, beni göremiyor olsa bile her yanımdan geçişinde ona imrenerek bakıyordum. Koca bir şehirde, koca kampüste, koca yurtta bir başına… Aman Allah’ım, resmen mucizenin kendisiydi! İmkânsızlıkları imkânlı kılan bu kadınla konuşmam gerektiğini düşündüm. Yemekhaneye iniş saatlerimizi denk getirdim. Şans bu ya yemekhanede gördüm ve kalkmalarını bekledim. Hiç susmadan konuşuyor, arkadaşlarının anlattıklarına gülümsüyordu. O gülümserken benim gözlerim doluyordu ona olan saygımdan. Kalktılar, toparlandılar, tepsilerini bıraktılar; ben de peşlerinden gittim. Epey merdiven çıktıktan sonra, arkadaşlarından birinin “ On dakikaya geliriz.” dediğini duydum. İşte aradığım fırsattı. Onu bir banka oturtturdular. Kafamda cümlelerimi toparladıktan sonra yanına gittim. “Oturabilir miyim?” diye sordum. Muhtemelen biraz tedirgin olduğundan “Arkadaşlarım birazdan gelir.” dedi soğuk bir tavırla. Onu tedirgin etmek, en son isteyeceğim şey! “Adın ne?” dedim, ses tonuma güven vermeye çalışarak.

– Figen

– Zor değil mi Figen?

Gülümsemişti; belli ki alışkındı bu soruya:

– Zor olan karanlıkta kalmak, ben o karanlığı atlattım. Kendime bir dünya yarattım ve renklerle donattım. Hiç bilmediğim renkler… Zaman zaman ben de kendime şaşırıyorum, “Gerçekten başardım mı?” diye düşünüyorum.

– Sen başardın, hem de buradaki herkesten daha çok başardın. Çoğumuz sıradan kadınlarız ama sen, muhteşem bir kadınsın. Nasıl oldu peki?

Sesim titremeye başlamıştı, onun dik duran başına inat.

– 9 yaşında, ateşli bir hastalık… Sonrası malum…

Bu sefer onun sesi çatallaşmaya başlamıştı. Belli ki ona, geçen zor günlerini hatırlatmıştı bu soru. Elini tutuverdim birden şiddetle, anladı ve gülümsedi:

– Eğer vazgeçseydim benim için hazırlanan o karanlık kuyuda kalmak zorundaydım. Ailem dışında kimseyi tanıyamadan, bir şeyler biriktiremeden öylece geçip giderdim bu karanlık dünyadan. Mesela seni, ses tonundan canlandırmak güzel… Belki başka birisisin, saçların başka bir renk, belki de kelsin! Ama Figen’in dünyasında çizdim seni.

Donup kalmıştım. Sigaramı çıkarttım cebimden, yaktım bir dal.

– Sigara zararlı. Gözlerin olmadan hayat devam ediyor ama ciğerler olmadan biraz işin zor.

Gülümsüyordu, ellerini yüzüme doğru götürdü:

– Gözlüklerini çıkart!

Dediğini yaptım, nefesimi tutmuş onu izliyordum, büyülü gibi…

– Gözlerin ne kadar kocaman, burun ince; aaa, dudakların da incecik, saçlarını toplamışsın. Demek ki toplayacak kadar uzun. Ellerin de ince, zayıf bir kızsın belli… Ses tonundan meraklı, sevecen, duygusal birisi olduğun da belli. Eee, daha ne! Gördüm işte seni. Sen bir bakışta, ben dokunarak; sonuçta aynı şeyleri görüyoruz, ne şekilde gördüğümüz önemli mi?

Dediği gibi duygusal bir insandım; gözyaşı, gözünün ucunda olanlardan. Onun yaptığı gibi yaptım, gözlerimi kapattım, ellerimi uzattım:

– Gözlerin ufacık, burnun yuvarlak, dudakların benimkinden kalın. Saçlarını örmüşsün ve beline kadar geliyor; ellerin ufacık, ses tonunsa hayat dolu ve çok güzel bir kadınsın.

Gülümsedik, havaya inat ikimizin de içi ısınmıştı resmen. Arkadaşları geldi yanımıza, içim burulmuştu:

– Figen, tekrar oturur muyuz bir yerlerde arada?

Arkadaşına numaramı almasını söyledi. Figen’i uğurladıktan sonra odaya kadar gözlerim kapalı gitmeye karar verdim. 5 dakika da olsa onu anlamak istiyordum. Odaya gidene kadar defalarca sendeledim, arada neredeyim diye gözlerimi araladım. Odaya geldim ve aynaya baktım. Kendi yansımamı ilk kez görmüşçesine garip bir hisse kapıldım.

Figen, muhteşem bir kadındı. En zorunu başarmıştı. O günden sonra en az haftada bir kez buluştuk. Bazen yemekhanede duyduğumuz sesleri betimledik, bazen ona kitap okudum. Haftada bir gün, bir saat bile olsa Figen’in gözleri olmaya çalıştım. Hoş, ihtiyacı yoktu ya! Benim ona ihtiyacım vardı asıl…

Tanıştığımız ilk gün ve aklıma her gelişinde onun için sürekli kurduğum tek cümlem var:

“Figen, sen muhteşem bir kadınsın!”

Besen Merve

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...