Arif Olmak

Gece Gündüz
A A

Arif Olmak

Birini unutmak için ne kadar zaman geçmeli? Kaç kişi unutturabilir tek bir kişiyi? İçin paramparçayken ne denli yolunda gider hayatın? Ne zaman tekrar bir araya gelip bir bütün oluşturabilirsin? Yoksa birer birer eksilir ve en sonunda kaybolup gider misin?

Hani o filmlerdeki mutlu sonlu aşklar? Kime baksam ya birisini bekliyor ya da umudunu yitirip hayatına devam etmeye çalışıyor. “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku…” Kaç kere okudum, kaç kere izledim, sayısını bile hatırlamıyorum. “Vay be!” diyordum. “Müzeyyen olmak lazım. Kadının umursamazlığı, sadakatsizliği karşısında bile onu, hep seven bir Arif bulmalı.” Kendimin Arif olabileceğini hiç düşünmemiştim. İlk okuduğumda Müzeyyen’e imrenirken Arif’in ne hissedebileceğini düşünmüyordum bile. Ama şu an Arif’i o kadar iyi anlıyorum ki. Müzeyyen’den nefret ediyorum. Senden nefret edemiyorum, öyleyse başka şeylerden nefret edeyim. Seni bana anımsatan herhangi bir şeyden nefret edeyim işte. Yeter ki içim soğusun artık. Yoruldum her yere seni de taşımaktan. Senden habersiz yarattığım dünyamızda hayaller kurmaktan. Nasıl da utanç verici bir durum bu… Nasıl ve neden yaptım bunu kendime? Eskiden sana çok kızardım, tek suçlunun sen olduğunu düşünüp rahatlatırdım kendimi. Birini sevememek neden suç olsun ki? Belki başkasını daha çok sevmiş olduğundan sevemedin beni. Belki de sebepsiz, sadece sevemedin işte.

Seninle her şey güzel inanır mısın? Yitikliğinin acısını yaşamak bile başka… Bazen yoruluyorum sadece, başka türlü olmasını dilerdim.

Kitabın sonunda Arif, Müzeyyen’den gidiyordu. Belki bir gün ben de senden…

Besen Merve

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...