William Blake – The Clod and the Pebble

Gece Gündüz
A A

William Blake – The Clod and the Pebble

Evet, yine edebiyat dünyasında adı fazlasıyla anılan bir şair, hatta bir şairden çok daha fazlası olan biri ile karşınızdayım. Sizleri yine günümüzden epey uzaklara götürerek, Londra’da doğmuş bir beyefendinin dünyasına sokacağım. William Blake, 1757 ve 1827 yılları arasında yaşamış ressam, şair ve mistik vizyonerdir. Londra’da doğan William Blake, sanatla çok erken tanışıp ilk adımını resimle atmış ve hemen ardından daha çok küçük yaşlarda şiir yazmaya başlamıştır. Romantik akımının en büyük öncülerinden olan William Blake, kardeşinin ölümünden sonra ruhsal çöküntüye girerek kendisini melankoliye sürüklemiştir. Bu yazımda, William Blake’in kısa ama öz olan “The Clod and the Pebble” yani “Toprak Parçası ve Çakıl Taşı” şiirini inceleme gayretinde bulunacağım.

William Blake’in “Toprak Parçası ve Çakıl Taşı” şiiri Romantik akımın yaygın olduğu dönemlerde yazılmıştır. Şiir, iki apayrı kişiliğin aşk mevzusu üzerine farklı düşüncelerini barındırır. Blake “Toprağı” aşkın fedakâr yanını anlatmak için kullanırken “Çakıl Taşını” aşkın sert ve bencil yanlarını anlatmak için kullanıyor. O zaman hep beraber bu ilginç şiirin bizlere ne demek istediğini anlamak için şöyle bir göz atalım.

“aşk düşünmez hiç kendisini
göstermez kendisine hiç özen
başkalarıyladır bütün zoru
cennetler yapar cehennemlerden”

Blake bu kıtada okuyuculara aşkın gözü kör yanından bahsediyor. Aşkın perdelerini aralayan biri kendisine kör olur ve karşındakini mutlu etmek için kendi zevklerinden vazgeçer. Kendi benliğini boş veren kişi, karşısındaki insana yoğunlaşarak bütün ilgisini onun üstüne verir. Aşkı “Toprak Parçası” metaforu ile güzel bir şekilde önümüze sunan Blake, son dizesinde “cennetler yapar cehennemden” diyerek; sevdaya düşmüş birisinin tüm sıkıntılarının, dertlerinin ve üzüntülerinin yok olduğunu, yerini mutluluk ve neşenin aldığını dile getiriyor. “Toprak Parçası” yumuşak, şekil alabilen ve narin bir yapıyı andırdığından ötürü, Blake aşkın güzel yanını “Toprak” metaforunu kullanarak anlatmaya çalışıyor…

“aşk düşünmez hiç başkasını
hep kendisine kafa yorar
istemez kimsenin mutluluğunu
cennetlerden cehennem yapar”

İkinci kıtada William Blake tavrını tamamen değiştiriyor. Bu bölümde, ilk bölümde kullandığı cümlelerin yerini tamamen karşıt anlamları alıyor. “Çakıl Taşı” metaforu bu bölümde aşkın bencil ve sert tarafını temsil ediyor. Şöyle etraflıca düşünmemize gerek kalmadan, bu iki metafor ile ilgili: “Toprak Parçası” yumuşak ve narin olduğundan, aşkın güzel yanını temsil ettiğini; “Çakıl Taşı”nın da aşkın sert, keskin, bunaltıcı yanını temsil etmek için kullanılan uygun bir metafor olduğunu söyleyebiliriz. “Çakıl Taşı”nın sert ve narinlikten oldukça uzak olduğunu göz önünde bulundurursak; şiirin bu bölümünde, ilk dizesine bakar bakmaz, “Çakıl Taşının” bencil ve sadece kendini düşünen bir insanı temsil ettiğini söylemek pek de zor olmaz. Burada Blake bizi ilk kıtadaki kişiliğin aksine, tamamen ters bir zihniyetle tanıştırarak; aşkın kendisini bencil, vurdumduymaz ve bu yüzden de hep problem çıkaran biri olarak tanıtıyor. “Âşık olma dostum, etme yazık kendine, çevirme cennetini cehennemine” diyerek bizleri uyarıyor.

Şöyle kısaca özetlersek; William Blake, “Toprak Parçası” ile okuyuculara fedakâr insan tiplemesini gösterirken, “Çakıl Taşı” metaforu ile bencil insan tiplemesini gösteriyor. Blake, şiirinde aşk için hangisinin söylenmesinin doğru olduğunu ya da hangisinin söylenmesinin yanlış olduğunu göstermeye çalışmamış. Bizlere, okuyuculara, iki zıt karakterin karşıt düşüncelerini göstermeye çalışmıştır. Siz hangisine yakınsınız? Aşk, cenneti cehennem mi yapar yoksa cehennemi cennet mi?

Mert Feyzioğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...