Yakın Uzaklıklar

Gece Gündüz
A A

Yakın Uzaklıklar

Yakınlığın sadece metrik birimlerden ibaret olduğu dönemler vardır bazen. Yalnızca bedeni var oluşlardan bir kazanım arayışında, yalnızca etten ve kemikten bir çöplük içindeki o yaşama kavgasındasındır…

Hayatındaki tüm yorgunluklardan daha bir uykusuz hissedersin kendini. Tüm açlıklardan daha aç kalır, tüm yaşam savaşlarından daha yoğun efor sarf edersin. Kaybettiğin bir beden de yoktur elbet, lakin kazandığın bir benlik de bulunmaz bu yakın uzaklıklarda.

Hem bir dalgınlık, bir bıkmışlık, bir bunalım hali de değildir bu aslında var olmayan yakınlıklar… Sonra bir çekingenlik, bir tedirginlik, bir güvensizlik hali de yoktur o yakın uzaklıklarda… Bir yaşanmışlık mahsulüdür belki de bu mizaç, çile çeke çeke edinilmiş bir farkındalıktır belki de. Veya yoksunluklar sonrası kabullenmişliğin karakterize olmuş bir halidir o mesafe, o bir nefes kadarlık uzaklıklar.

Kazanma amacında olmazsın sonra bazen, lakin bir kaybetme endişesi de yoktur. Sadece yaşamaya çalışırsın onu, bu sanki biraz da hayatı yaşamaya çalışır gibidir ya. Bir beklenti yoktur, lakin bir beklentisizlik de içermez bu yaşamaya çalışmalar…

Yüzlerce katmandan mahsul atmosferi olan bir gezegene kendini bırakmış gibisindir. Oraya ait hissedersin, lakin oraya ayak basmak için de değildir o boşluktaki düşüşlerin… Onun dünyasına ayak basmak, o nadasta kalmış verimli topraklarına bir kök salmak değildir birçok zaman gayen. Lakin o boşluklar ki senin tek kazanımlarındır işte bazen. O atmosferde süzülmek, hayata tutunmak gibidir…

Sen ona, o sana bakar bazen. Sen konuşursun, o dinler veya sen dinlersin, o konuşur bazen… Veya aynı sessizliklerden konuşursunuz onunla, aynı sessizliklerde yaşamaya çalışırsın onu. Bir parmak ucu kadar yakındır aslında sana, lakin yalnız bir gezegen kadar da uzak…

Onsuzluk da umurunda değildir, onunla olmak da. Ona ait değilsindir ya da o sana. Lakin aynı anda, aynı zamandan söz edersiniz onunla. Ne yalan söylersin ona ne de o sana. Neyin doğru olduğu da bir şey katmaz aynı zamanda ona, sana…

Varlığı yokluktur bir parça ve yakınlığı da uzaklık, yine de yoktur içinde ona dair bir sıkılmak veya bıkkınlık. Yaşamaya çalışırsın onu, tıpkı yaşamaya çalıştığın hayat gibidir. Hani bitirmenin bir jilet kadar yakın olduğu o hayat, hani yaşamanın bir nefes kadar uzak durduğu o hayat… Hayatı ki nasıl yaşamaya devam ediyorsan öyle yaşarsın onu da. Belki de kazanırsın o uzaklığı zamanla kim bilir, çünkü o atmosfere de yapışırsın zamanla. Belki de kaybedersin onu yine zamanla, çünkü sıradandır kaybetmek de tıpkı bir nefes almak kadar sana.

Mehmet Barış

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...