Mutsuzluğu Unutmak

Gece Gündüz
A A

Düşüncelerini yazıya döken insanların mutlu olmadığına dair bir teorim var. Dur durak bilmeksizin, öylesine yazabilmek; insanın içinde bir şeylerin kopuk olmasını gerektirir. Kimi kılcal ve kimi de organsaldır bu kopukluklar ama her daim bir kanama vardır. Bir yerlerde sıkışan veya ezilen bir parmakta biriken kan gibidir bu. Bir iğneyle delip dışarı akıtman gerekir. Evet, tabii ki kalsa seni öldürmez lakin dokununca hatırı sayılır bir acı bırakır. İğneyi batırır, rahatlarsın… Biriken düşünceler de insanın canını böyle acıtır. Elini değdirmene veya bir yerlere çarpmana da gerek kalmaz; birkaç milisaniyede oluşan yeni bir düşüncen gelir, ona dokunur, acıların başlar… İşte düşündüklerini yazmak da -genelde kirli olan- bu kanı dışarı atmaktır. Zira düşünen insanın kalemi, iğnesi; kâğıdı da beyaz bir peçetesi…

İçimde öbek öbek biriken düşüncelerim var. Kimi kılcal ve kimi de organsal kanamalarım. Mutlu da değilim; yani her şey tam da teorimin istediği gibi… Lakin yazamıyorum; bazen bir cümle bile… Kalemimi batırmadığım yer de kalmadı vücudumda, her yanım birer hokka; lakin kâğıdım hâlâ bembeyaz ve o beyaz kaldıkça ben kanamakta ve kararmaktayım. Ben, önceden de mutsuzdum ama günde en az iki yüz kelime yazardım. Bir yandan kanar, diğer yandan rahatlardım. Lakin artık yazamıyorum; bazen bir kelime bile… İçimde biriken bolca sancılarım; karnımda dokuz doğuran düşüncelerim var…

Evet, yazamıyorum belki ama en azından hâlâ okuyabiliyorum… Şimdilerde günde iki bin kelime kadar ve al işte; okuduğum o yazılar, şiirler ve hatta dinlediğim o şarkılar, onlar da mutlu kelimelere sahip değiller. Yani onlar da tam teorimin öngördüğü gibiler; birçoğu mutsuz ve birçoğu da mutluymuşçasınagiller… Lakin en azından yazabiliyorlar ama ben, yazamıyorum; bazen bir harf bile…

Tamam, zaten her saniye düşünüyorum ama yazamayınca biraz daha düşünüyorum. “Ben, mutlu falan değilim ama neden yazamıyorum?”

Sonunda hatırladım; ben, sanırım mutsuzluğumu unuttum. İnsan, sadece mutluyken değil, mutsuzluğu unutunca da yazamıyormuş…

Mutsuzluğumu hatırladığım için mutluyum bu gece ve yazabildiğim… Parmaklarımdaki acım çok da dinmedi ama en azından içimde kanayan düşüncelerden üç yüz on beş damla eksilttim.

Mehmet Barış İmge

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...