Laleli’den Hiçliğe Doğru Giden Bir Tramvaydayım

Gece Gündüz
A A

Laleli’den Hiçliğe Doğru Giden Bir Tramvaydayım

Oysa bir şiir dizesi gibi oldurmaya çalıştığım, lakin bir küfür cümlesinin ötesine geçemeyen o hayatımı, yaşanmışlıklarımı, aşklarımı, sevdalarımı, kavgalarımı, biraz haytalığı, kafiyeyi, kinayeyi, çokça kifayetsizliği, o kaybetmişliği, o eksilmişliği, o kazandım sanıp da tükenmişliği boş ceplerime doğru bastırdım da bastırdım…

Oysa o istasyonlarda akıp giden dünyamda, ellerimi ceplerimden çekip alacak, dünyamı değiştirecek o bekleneni beklerken; cebimdeki sigaranın bandrolüyle oynayan parmaklarımı sıktım da sıktım sadece ve kendimi vakumlu kutuların içine hapsettiğim o raylarda hiç başıma yol aldım…

O beklenen ki tek bir bakışıyla istenmeyen tüm yaşanmışlıklarımı, uyutmayan farkındalıklarımı, sıkıp bırakan sancılarımı, küfrettiğim uzaklıkları ve yitmişlikten hiçliğe doğru bir film şeridi gibi akıp giden o raylarımı makaslayıp da tek tek yoluna oturtacakken, kirli bir tramvay penceresinden saydığım o sokak lambalarına öylece bakakaldım…

Ağırlaşan düşünceler, ağırlaşan bakışlar, ağırlaşan tramvay, yavaşlayan o hayat, baktığını bu defa görebilen bir çift göz, kirli olanı pencere zanneden eski bir gözlük, gözlükten pek de aşağı kalır yanı olmayan lekeli bir tramvay penceresi, o pencereden yansıyan bir istasyon tabelası, tabelanın gözbebeklerime acımasızca hatırlattığı birkaç şiir dizesi, dizelerin ezdiği bir kalp, onu içinde sıkıştıran bir göğüs kafesi ve varılan durak Laleli…

Sonra, kendimi tramvaydan dışarı attığım o birkaç adım…

Sonra, ellerimin dokunuşunu aradığı o Laleli gibi, o İstanbul gibi, o sevmek gibi, o dünya gibi, o her şey gibi, o her şeyliğin de her şeyliği gibi olan o beklenen, o özlem, o…

Sonra ceplerimdeki o ellerin dengesini bozduğu adımlarımın yaslandığı bir istasyon metali, bir soğuk bank direği, ardından baktığım o bir dizi ray ve o rayda akan kutu kutu tramvay…

O tramvaya bindiğim ilk durak, yitmişlik
Adresime varamadan indiğim durak, eksiklik
O tramvayın varacağı durak, hiçliğini indirmiş bir bilinmezlik…

Ve gelecek olan o beklenen değil elbette, bir yeni tramvay
Durağın adı tabelalarda Laleli belki
Lakin yeniden bineceğim o durak, eksiklik
Varacağım durak, elbette yine hiçlik…

Mehmet Barış

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...