İçimdeki Pişman Kaplumbağa

Gece Gündüz
A A

İçimdeki Pişman Kaplumbağa

Hemen hemen tüm insanların içinde, iki elin parmaklarıyla sayılamayacak kadar fazla pişmanlıklar vardır… Kimi pek de çabuk yaşanan, kimi aylar sonra başlayan, kimi yıllar sonra yapışan ve inatçı bir leke gibi çıkmayan, kimi yerli ve kimi de yersiz canlanan; onlarca, yüzlerce, binlerce o pişmanlıklar, herkesin içinde her daim vardır. Zira bu hayatta, pişman olmak kadar kaçınılmaz ne var ki…

Benim içimde de pişman mı pişman bir kaplumbağa var; kendisinin bu pişmanlığa ulaşması tam otuz yılını aldı… Yavaş yavaş ilerlediği günler, iki ileri bir geri adımladığı şehirler, fizyolojisinin yetişmeye elvermediği bir hızda akan seneler, geçmek bilmeyen geceler, uzun uzun yollar, çıkmaz sokaklar… Benim içimde, yolu tuğla bir duvarla sonlanan bir kaplumbağa var; kendisinin bu duvara toslaması yarı ömrünü aldı…

Kaplumbağaları bilirsiniz; pek de hızlı hareket edemezler. Kendilerini bazen şehirler arası bir yolda görebilirsiniz mesela; karşıdan karşıya geçmeye çalışırlar. Genelde yolun kenarında oldukları için -diğer hayvanlara nazaran- sizi pek de tedirgin etmezler. Zira siz, onu gördüğünüz andaki o mesafeyi, yüzlerce kez tekrar gitseniz de onun aracınızın altına girmesi veya ezilmesi, yol/zaman matematiğine göre imkânsızdır. Bu yüzden rahat bir şekilde devam eder, yolunuza gidersiniz. Lakin muhtemelen o kaplumbağa, sizden saatler sonra oradan geçecek bir araç altında ezilecek veya ezilme tehlikesi geçirecektir. Mesela keşke bunu da o kaplumbağaya söyleyebilseydik…

Benim içimde, üst geçit kullanmadan karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kaplumbağa var. O aracın, sıcak asfaltta kızışmış lastiklerinin kabuğunun üzerinden geçmesini beklemek tam otuz yılını aldı. Tanrı da keşke içimdeki kaplumbağaya bunu söyleseydi, lakin söylemedi; en azından üst geçidi gösterseydi, lakin göstermedi; zira bu yaşanmayacaksa bir kaplumbağa olmanın ne anlamı vardı ki… Tanrı, içimdeki kaplumbağaya en azından bunu söyledi. Tanrıya bir cevap da veremedi içimdeki kaplumbağa. Keşke bunu da bir deneseydi; çünkü sesi, bedeninden yüzlerce kat hızlı hareket edebilirdi…

Yine de benim içimde, en azından bu pişmanlıklarından tecrübeler çıkarmayı başarabilen bir kaplumbağa var. Lakin evet, doğrudur; bu kazanımlar, bir çizgi film kadar da komik. Zira kendisinin, bu tecrübeleri hayata geçirebilmesi için gerisin geri dönmesi gerek. Bu defa üst geçit kullanır mı bilmem ama bu, her halükârda ömrünün diğer yarısı demek…

Mehmet Barış

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...