Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri

Gece Gündüz
A A

Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri

Güzel bir Murathan Mungan şiiridir, Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri…

Sonra yine Murathan Mungan söyler, bir başka, hatta belki de o en güzel şiirinde… Hani ‘Zaman’dan söz ederler bize, yaraları nasıl sardığından falan bahsederler… Ve her şeye nasıl iyi geldiğini eklemekten de hiç mi hiç çekinmezler. Ve yine dediği gibi, zamanla ilgili her şeyi biliriz de zaten, hiçbir şeye yaramadığını bildiğimiz gibi biliriz hem de, hani oldukça eminken kendimizden…

Ve ayaküstleri vardır bir de… Akşamüstleri gibidir hani. O bahsedilen kısacık zamanın bize getirdikleri, izlettikleri, önlerimize dizdikleri… Ayaküstü yaşanmışlıklar ki işte aynen böyle zamanların mahsulleri. Çokça yaralayan, her şeyi fazlasıyla altüst eden… Belli ki bu hayatta güzel olan her şey bir ayaküstü, bir akşamüstü hızında geçer, bunu da biliriz belki de zaten, bilip de bir şey yapamadığımız o her şey gibi…

Ayaküstü yaşanmış aşklar, işporta malı ayrılıklar, kısacık bir zamanın antreposunda saklı o uzun metraj anılar… Binlerce akşamüstü geçer ömürden, binlerce geceye varılır, o akşamüstleri ve o geceler ki nasıl da her daim aynıdır… Ve ayaküstleri, o ayaküstlerinde yaşanmış ölümsüz aşk hikayeleri. Bizi biz yapan ve bizi bizden koparan o duyguların gözleri…

Hayat, bir ayaküstü hızında geçer hep zaten. Bunu bir ölüye sorsanız aynen böyle söyler. Bunun için mezarda bir ölü aramak da gerekmez hem. Yaşayan ölülere sormak da yeter… Hayat ki; bir akşamüstü bakılan ufuktaki o kızıl çizgiyle, bir gece karanlığında bakılan o hiçbir şeylik arasında gelip de gider. Ve işte o aşklar, tıpkı hayata benzerler. Bir ayaküstü yaşanmışlıkla, bir sabah yalnız kalmışlık arasında…

Mehmet Barış

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...