Acıbadem Kurabiyesi

Gece Gündüz
A A

Acıbadem Kurabiyesi

Ayrıldığımızın ilk gecesi… Bütün ev ayrı bir sessiz. Gözler ki bir parça nemli, eller biraz titrek, lakin gurur her daim göklerde, yediremiyor belli ki. Düşünüyorum, fakat neyi bilmiyorum, öylece duruyorum mutfakta bir sandalye üstünde, masada tepeleme birikmiş bir küllükle. Çamaşır makinesine takılmış gözlerim, ne olduysa masaya dönüyor sonra bakışlarım, bir çamaşır makinesi gibi dönüyor hem de…

Masanın köşesinde bir yerde, sırtını duvara yaslamış plastik bir kutuda işte acıbadem kurabiyeleri. En sevdiğim kurabiye, acı acı duruyor ben gibi… O’nun aldığını biliyorum, çok sevdiğimi bir tek O biliyor çünkü. Uzanıp yaklaştırıyorum kutuyu, kapağıyla oynuyorum biraz, açıyorum bir süre sonra, elime bir tane alıp kalakalıyorum öylece, O’nun gibi kokuyor ve biraz da sert, O’nun gibi…

Bir ısırık alıyorum kurabiyeden, o tat, yasak bir meyve gibi, lokman ağzımda büyüyor, dişlerim acıyor, genzim acıyor, gözlerim de acıyor. Kurabiyenin kalanını masaya bırakıyorum, yutkunmaya çalışıyorum, olmuyor, çıkarmaya çalışıyorum, olmuyor… Ayrılık kadar zor işte, gitmiyor boğazdan, hıçkırık gibi öylece kalıyor. Günler geçiyor sonra, aylar oluyor, aylar yıllar oluyor, her şey unutuluyor da acıbadem kurabiyesinin tadı unutulmuyor işte… Acaba acıbadem kurabiyeleri de sevdaya dahil mi?..

O günden sonra yasak meyve oluyor, her ne zaman görülse bir pastanede, markette, pakette; acışıyor gözler, en fazla da genzim acıyor…

Mehmet Barış

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...