Filtresiz Sade Düşünceler

Gece Gündüz
A A

Filtresiz Sade Düşünceler

Vakit gece yarısını geçeli çok oldu. Uyku düzenim, sanki hiç toparlanamayacak gibi dağınık bir hâlde bir köşede bekliyor. Hayat akıp giderken hiç “Eyvallah.” demiyor. Ya da “Bir bardak sıcak çay iç, biraz mola ver, dinlen, sonra katılırsın yaşayanlar kervanına.” da demiyor.

Bir kaos hâkim etrafa, her nefes alan canlının derdi başka. Şimdi şimdi fark ediyorum da her yaşayan, ayrı bir dünya. Günler, aylar, yıllar geçtikçe başka başka insanlar tanıyoruz. Bazen aşk ile bazen zorunluluklar ile bazen içimizde bir yere atılan samimiyet tohumları vasıtası ile.

Aşk ile tanıdığımız biri olsun mesela. Önce dünyasına girebilmek için bir adım atmak lazım. Tanımak, sohbet etmek, anlamak, anlatmak, anlaşabilmek de gerekiyor. Zaman ya bu, akıyor gidiyor. O sırada yeni yeni keşfetmeye başladığımız bu dünyanın kalbinde, başka başka dünyalar var olduğunu fark ediyoruz.

O seviyor ya ona da bakayım, bunu da tanıyayım, o da olsun, bu da olsun…

Böyle liste uzar gider. Bunları, hayatımıza giren her insana uyarlatıyoruz. Çok kalabalık bir çevre çıkıyor ortaya. Artık iş, aşk, zorunluluklar için yaşayan, yeni bir benlik var oluyor. Olması gereken her şey tıkırında, rayına oturttuk, bir düzen var, bizler de o düzene uyum sağlıyoruz. Arada uyumsuzluklar tabii ki oluyor ama hayatımızda rayından çıkan tek şey uyku problemi; kimisine göre farklı bir sıkıntı, büyük gibi görünse de küçücük işte. Dünyada ne sıkıntılar var değil mi; o kadar çok dünya var ki ondan kaynaklı çok da sıkıntı var. Çok şükür bu halimize. Tek derdimiz sorgulamak; belki de can sıkıntısından ne yapacağımızı şaşırdık, daldık içinden çıkılamaz düşüncelere. Kendimi bile anlayamadığım bu anlarda, bir de insanlara anlam vermeye çalışıyorum; sonra kendime “Allah aşkına işin mi yok, yat uyu, ne diye gecenin bu kör dibinde aklını karıştırıyorsun.” diyen iç sesimi susturup onu da ifşa ediyorum. Bilmeden, hayatıma tanık olan var mı yok mu düşünmeden ifşa etmenin hazzını yaşıyorum. Kimi, neyi özlediğimi bilmeden, “Özledim!” diye bağırmak istiyorum. Koltukları, üstüne oturmaktan aşınmış otobüs gibi hissediyorum. Hani sadece oturmak için var olmuş bir aracım ya ben; kullanan gidiyor, kirleten gidiyor. Üstümde ağlayan mı dersin, gülen mi dersin, mahcup olan mı dersin; ne dersen de keyfin bilir azizim, yeter ki bir şey de. Bakma öyle. “Anlıyorum.” de mesela.

“Niye geldik bu dünyaya?” sorusunun cevabı bende net olsa da bu geliş sebebimizin altında kalışımızdan mı bilmem, bir boşluk hâkim. Şu dışı şaşalı, içi zehir dolu dünyada kaybettik kendimizi. Koşuyoruz, arkamızdan atlılar kovalıyor. Koşsak da yürüsek de yetişemiyoruz. Belki de gitmemiz gereken yerin tam tersi yönde ilerliyoruz. Bir durup soluklanmak lazım. Duralım azizim, siz koştukça koşasım geliyor, sürü psikolojisi peşinizden geliyorum. Geliyorum gelmesine de çoğu şeyi geçiyorum. Nerede kaldı masum düşünceler? Günahsız bakışlar? Neye sattık ahlakımızı? Kaç bardak suya verdik saf düşüncelerimizi? Azizim, hangi su paklayacak bizleri?

Protokoller, şan, şöhret, güzellik geçici. Hak var, baki olanın üstünü çizdik ya ahkâm kestik de orada burada bir çarpı atmayı da atlamadık. Asıl çarpıyı kendimize attık, yorulduk artık. Ne kadar çok şey bekliyoruz, şu üç-beş senelik yaşamdan. Gelmez ise bundan sonraki üç-beş saniye, kıyamet koptu demektir. Kendime acıyorum. Kapılıp gittiğim için, doğrular sadece dilimde olduğu için.

Siz beni ciddiye almayın, ben bile kendimi ciddiye almıyorum. Çok değil, minimum 1 saat sonra ben de yaşam mücadelesine başlayacağım. Akıl yaramadı bana.

Beni bana bırakın, uzak durun benden; ben, aklı olan ama kullanamayacak kadar aciz biriyim. Ben, olmam gerekeni olamayacağım sanırım.

Şimdilerde acıdan geçme vakti. Ne de olsa hissetmiyoruz, öyle zannediyoruz. Sevdanın hasını aramadık bile belki ya da doğuştan bularak geldik de tenezzül etmiyoruz yanaşmaya; sen bilirsin azizim, kayıp büyük, başımız sağ olsun.

Keşke anlaşılmaz olan, sadece cümleler olsa ne iyi olurdu?

Kevser Yağız

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...