Kalbim Karanlık Bir Kedi Cüce

Gece Gündüz
A A

Kalbim Karanlık Bir Kedi Cüce

Adam kirli gülüş. Dipte, mavi saçlı kadın. Çocuğu alıyor uzaktan vinç. Bulutun içine giriyor aile; ağlıyorum. Kadının gözyaşları, içinde bir kırgın çocuk çiftliği. Umarsız zaman kayıkla gelince; yaşlı, göbekli, kel ve psikolojisi bitik kişiyle kalıyor, kadın ve adam. Markete bir daha gitmemek üzere dönüyorlar. Beni görmekten kaçınıyor o aile. Bulut, reyondan aldığım pamukların eseri. Esmer var şimdi de kahve getiriyor bize. Termosu fırlatıyor, iç sıkıntısı yazıyor bardaklarda. Gözlerimi kapıyorum. Vinci kullanılmaz hâlde bırakıyorum, kumun üzerine küçük ellerimle.

Berber, kâküllerimi düzeltiyor, gülümsüyorum. Köpek taşıyor kucağında, kel adam. Köpeğe şakalar yapıyor. Pişman oluyorum, kırmızı alarmın yanında gülümsemediğime. Bodrum katından babası geçiyor. Babası haykırıyor. Işık patlamaları, yüzümüze. Kuzenimle yüzlerimiz dökülüyor yere. O yaşlı, göbekli, kel adama bir şey olmuyor yine.

Vincime bir tekme. Ağlıyorum. Ruhları, insanlardan daha fazla sevmeye başlıyorum o gün. Oyuncaklara küsüyorum. Yitikliğin, doksanlara yansıyan imgesini alıyorum, kot pantolonumun küçük cebine sıkıştırıyorum. Eve gidiyorum. Tüm yalanları odamda, canlı canlı tadıyorum. Babası, bodrumun merdivenlerinden çıkıyor. Yüzüm dökük, sarı duvarlı evdeyim. Bahçeden sesler geliyor, kelebek doğumu bu. Babası merdivenlerden çıkarken ani bir kararla vazgeçip bodrum katına iniyor, hiç çıkmamak üzere.

Bahçede çıplak ayaklarımla koşuyorum. Dikenler batıyor tabanlarıma. Bisikletin pedalına basıyorum, düşüyorum. Siyah bir kedi cüce, yanıma geliyor. Dualar öğreniyorum o gün. Kış küfürleri öğreniyorum.

Marketin önünde sigara içiyorum, yüzüme sert bir rüzgâr çarpıyor. Sigaramı söndürürken göbekli adam kedi cüceyi kucağına almış, bana yaklaşıyor. Üstüme üstüme yürüyor. Sarı dişleri var, kel kafasında. Marketin içine girmeye çalışıyorum, giremiyorum; eski bir konağın uşağı ayaklarıma yapışıyor, kendine doğru çekiyor beni; havada bir yavaşlık oluşuyor. Yoğun bir çınlama doluyor kulaklarıma. Sesim çıkmıyor, konuşamıyorum.

Reyona elimi atıyorum; babası bodrum katından bağırıyor. Vincime tekme atan, ayakkabı duruyor reyonda. Işık gözlerimi yakıyor. Kedi cücenin, ziftleşmiş bir şekilde üstüne yapıştığı tuvalet kâğıdı paketlerinin üzerine yığılıyorum. Kel adamla bodrum katından beni gözetleyen babası, amuda kalkmış vaziyette, acımasız kahkahalarla gülüyorlar.

Gözlerimi açıyorum sonra. Mavi saçlı kadının kucağında, kirli gülüşlü adam sırıtıyor. Kadın ve adamın ağız kenarlarından ziftler damlıyor.

Gece saat üç; riyakâr bir çağa, karanlık tümceler sıkıştırıyorum.

Kerem Nadir Özcan

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...