Hem Ajan Hem Komünist

Gece Gündüz
A A

Hem Ajan Hem Komünist

Uçakla İstanbul’dan Ankara’ya gidecektim. Çok yakın bir arkadaşımın panelist olduğu bir panele katılacaktım. Yolda giderken bir şeyler okurum diye havaalanındaki kitapçıdan kitap, dergi falan almıştım. Yalnız biraz oyalanmışım herhalde ki uçağın kalkmasına yarım saat kalmıştı. Koştura koştura kontrol noktasına geldim, çantayı bıraktım. Güvenlik görevlisinin “Hayırdır ne bu telaş?” demesiyle cihazın ötmesi bir oldu.

– Hmmm… Aç bakalım şu çantayı.

Çantayı açtım. Çantanın içini didik didik etti. Az önce aldığım dergiyi çıkardı çantadan. Dergi, aylık çıkan, polisiye bir dergi… Bu ayki kapağında “Ajanlık” yazıyordu. Bence normal bir dergi ama güvenliğe göre değilmiş.

– Bu ne bu?

– Dergi.

– Onu biliyoruz. Üzerinde yazan ne? Güvenlik Tuğrul’dan amirine, güvenlik Tuğrul’dan amirine! Amirim sahte kimlikli bir ajan yakaladım.

– Saçmalamayın! O sadece bir dergi.

– Sus! Aç çantayı aç, daha inceleyeceğim.

Uçağı kaçıracağım ona mı yanayım, yoksa böyle bir saçmalığa düştüm ona mı yanayım bilemedim. Çantayı tekrar açtım, tekrar didik didik etti. Hiçbir şey bulamayınca kitabı aldı eline. Kitap da Marx’a ait bir kitap.

– Ooo bizim ajana bak sen. Amirim az önce yakaladığım ajan, komünist çıktı. Acil ekipleri yollayın.

– Ya, bakın saçmalıyorsunuz. Ben ajan falan değilim. 20 dakikam kaldı, uçağı kaçıracağım bırakın beni.

– Uçağı mı kaçıracaksın? Amirim, koşun, komünist ajan itiraf etti, uçağı kaçıracakmış. Ajan arkanı dön, dizlerinin üstüne çök bakayım.

Kelepçe taktı kollarıma. Çıldırmak üzereydim. O esnada birkaç sivil polis geldi. Onlar da çantamı, üstümü aradı.

– Bomba falan yok değil mi?

– Ben baktım komiserim, öyle şeyler yok. Ama az önce de anons geçtiğim gibi uçağı kaçıracağım diyor bu ajan. Bir de bu dergiyle kitap çıktı çantasından. Hepsi bu kadar.

– Ben de bu kitabı buldum. Aziz Nesin okuyormuş. Bu hem ajan hem komünist hem de ateist. Aşırı tehlikeli bir durum. Kalk hadi kalk.

Oradan aldılar beni, ite kaka arabaya bindirdiler. Uçağım kaçmıştı zaten ama onu umursamıyordum artık. Bir an önce bu aptallıktan kurtulmak istiyordum.

Merkeze geldik. Orada da itip kaktılar, amirin odasına soktular.

– Amirim hem ajan hem komünist hem de ateist olan şahıs işte bu. Uçağı kaçıracağım diye itirafta bulunmuş.

– Bakın saçmalıyorsunuz!

– Sus! İnkâr mı edeceksin? Bizden iyi mi bileceksin? Şeytan diyor ki iki tokat patlat da neyse.

– Tamam komiser tamam, ben ilgilenirim. Söyle bakalım, nerede ajanlık yapacaktın? Uçağı kaçırıp nereye götürecektin? Eylem planın mı vardı, söyle, çabuk konuş.

Bunları duyunca sinirlerim öyle çok bozuldu ki kendimi tutamayıp kahkaha attım. Sonra daha fazla uzamasın diye kendimi toparlayıp anlatmaya başladım.

– Memur bey, ben ajan falan değilim. Uçağı da kaçırmayacaktım. Sadece saati geçiyor demek istedim. O dergi de aylık çıkan polisiye içerikli bir dergi. Olay bundan ibaret ancak arkadaşlar anlamak için çaba sarf etmediler.

– Haddini bil düzgün konuş. Kimlik sorgulaması yapıldı mı?

– Hayır amirim sizden öyle bir emir gelmeyince yapmadık.

– Ver bakalım kimliğini.

Kimliğimi aldı, sorgulattı. Suratı bir kızardı, bir morardı, renk cümbüşüne döndü. Tekrar kimlik numaramı yazdı, tekrar sorgulattı. Dergiye baktı, kitaplara baktı, kimlikle beraber onları da verdi.

– Evet, GBT’de bir şey çıkmadı ama çıkabilirdi de. Sonuçta biz vatanımızı ve milletimizi korumak zorundayız.

– Ya tamam, bırakın onu da benim uçağın saati geçti. Ne yapacağım onu söyleyin.

– Onu da sen bul kardeşim. Seni serbest bıraktığımıza dua et. Daha ne yapalım senin için! Hadi defol git meşgul etme bizi.

Bu aptallık karşısında ne diyeceğimi bilemedim. Zaten desem de anlayacaklarını zannetmiyorum. Çıktım oradan ve uçak bileti almaya gittim.

Kemal Kaçamak

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...