Dolmuş Macerası

Gece Gündüz
A A

Dolmuş Macerası

Dolmuşlarda her türden insanla karşılaşmak mümkündür. Asabisinden evhamlısına, dedikoducusundan kavgacısına her telden çalar. Bunu bir arkadaşımın yanına giderken fark ettim. Yürümeye üşendim, uzak mesafe olduğu için dolmuşa bindim.

Ön sırada bir amca oturuyordu. Bir elinde bastonu, bir elinde siyah bir poşet vardı. Onun arkasına, yaşına yakın bir amca oturdu. Sakallı, takkeli bir amca… Öndeki amca arkasına döndü, dik dik sakallı amcaya baktı. Beyaz yanakları kıpkırmızı olmuştu. Sonra önüne döndü. Muavine “İleriki durakta.” dedi. Sonra tekrar arkasına döndü.

– Hacı sen kaç yaşındasın?

– 73 yaşındayım. Sen?

– Bak ben 83 yaşındayım. Dolmuşa bindin bir selam vermedin. Ayıp yaptığın. Bir daha böyle yapma.

– Aceleye geldi. Affola hemşerim affola. Sakin ol.

– Acele macele dinlemem. Adaptır yahu.

Bastonlu amca içinde ne kadar sinir varsa hepsini kustu, ineceği yerde indi. Onun indiği yerde dört beş kişi bindi. Benim önüme, benim yaşlarımda bir kız oturdu. Onun önüne de bir teyze oturdu. Teyze oturur oturmaz muavine bağırdı.

– Garaja gelince bana haber ver çocuğum.

– Tamam teyzecim.

“Teyzecim,” dedi benim önümdeki kız kendi önündeki teyzeye. “Şu paradan bir öğrenci uzatır mısın?”

– Şuradan bir öğrenci alacakmışsın. Sen öğrenci misin kızım?

– Evet teyzecim. Neden sordun?

– Ayol kocaman kız olmuşsun sen. Ne öğrenciliği kızım? Gelinliğin gelmiş senin. Götüreyim mi seni bizim köye? Benim torun var orada, yakışıklıdır.

– Aaa, teyze nasıl konuşuyorsun sen? Hiç öyle şey olur mu?

– İstersen diye dedim kızım. Zorla değil ya.

Kahkaha atmamak için kendimi zor tuttum. Teyze bu muhabbeti yaptığı için muavinin “Garajda inecek olan var mıydı?” sorusunu duymadı doğal olarak. Garajı direkt geçti dolmuş. Daha doğal olarak teyze bağırdı.

– Daha garaja gelmedik mi a evladım?

– Teyze garajı geçtik ya.

– Kör olmayasın emi! Garaja gelince söyle dedim ya.

– Geldiğimizde söyledim teyze. Torununa kız bakacağına burayı dinle.

Dolmuş durmuyor, hala gidiyordu.

– Bak hala gidiyor kör olasıca. Dur bari de ineyim.

Dolmuşçu aniden fren yaptı. Bir anda herkes oturduğu yerden fırladı.

– Hop birader, yavaş be! Uçuracak mısın bizi?

– Tamam kardeşim ya sakin ol. Teyze hadi sen de in artık.

Teyze indi, teyzenin indiği yerde kırklı yaşlarda bir abi bindi. Geldi yanıma oturdu. “Bu kadar yol gittim, bir tuhaflık da neden bana denk düşmedi?” diye düşünürken geldi yanımda bitti. Başta anlattıklarım biraz normal. Bunun gibi şeyler gelse başıma, mesela birisi beni torununa götürse kabul ederim ancak bu abi gibi siyaset konuşanları istemiyorum. Hele ki laf anlatılmayacak türdense.

– Yollar dümdüz valla yeğenim. Çok iyi maşallah.

– Evet abi güzel.

– Bu hükümet yapıyor işte bunları. Çok çalışıyorlar canım. Baksana köprü de yaptı. Sen öğrenciye benziyorsun. Sen memnun musun hükümetimizden?

Muhabbeti uzatmak istemedim, kısa bir cevap vermek istedim. Ancak uzatmak daha mantıklıymış.

– Ben apolitiğim abi.

– Ney! Apo’cu musun? Sen kimlere oy veriyorsun bakayım? Hayır saygı duyarım da kimlerdensin sen?

– Öyle değil abi. Ben aldırış etmiyorum politika işlerine.

– İnsan aldırış etmez mi canım böyle şeylere. Yollar, köprüler, havaalanları yaptı bu hükümet. Kimin için? Vatandaş için. Bak ekonomide de zirveye yakınmışız.

Böyle söyleyince dayanamadım.

– Cebinde kaç para var abi senin?

– Yeğenim mühim olan benim cebim değil, mühim olan vatan. Bak sen Apo’cuyum diyorsun. Yanlış yoldasın. Bu güzel yollara gel.

– Al bu yolun taşlarını evde tencerede kaynat abi. Müsait bir yerde inebilir miyim?

Dolmuşlarda her türden insanla karşılaşın ama bu türden insanla karşılaşmamaya çalışın.

Kemal Kaçamak

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...