Çok Çalışmanız Lazım Çok

Gece Gündüz
A A

Çok Çalışmanız Lazım Çok

– Çoook çalışmanız lazım çok.

Zam istediğimizde patronumuzun bize verdiği cevaptı bu. Bir lokantada garsonluk yapıyorum. Benim gibi iki garson daha var. Bakmayın lokantada çalışıyorum dediğime. Bu yaptığımız işlerden sadece birisi. Hepimizin ikinci bir işi daha var. Mesela ben buradan çıktıktan sonra bir depoda bekçilik yapıyorum. Murtaza otoparkta görev yapıyor. En zoru da Muhittin’in işi. O geceleri pavyonda garsonluk yapıyor. Günde dört saat ya uyuruz ya uyumayız. Keyfimizden yapmıyoruz tabii bunu. Kolay mı ev kira olup da çocuk okutmak? Gel gelelim bunu patrona anlatamıyoruz. Aldığımız yevmiyeler yetmiyor. Biz de aramızda anlaştık zam için; iş çıkışı patrona güzelce derdimizi anlatalım dedik. Yani güzellikten anlar diye düşündük, gittik yanına. O zaten üçümüzü görünce meseleyi anladı, suratını düşürdü. Biz yine de vazgeçmedik. Açtık konuyu patrona. Şöyle giderlerimiz var, bu şekilde yettiremiyoruz diye isyan ettik ancak umurunda mı?

– Çoook çalışmanız lazım çok. Para kolay kazanılmıyor arkadaşlar!

– Aman patron, üçümüz de ikinci bir işte çalışıyoruz. Daha napalım? Doğru dürüst uyku uyuduğumuz yok.

– Yetmeeez! Ben neredeyse hiç uyumuyorum. Bakın size neden bu kadar çok para kazandığımı anlatayım. Anlatayım da ibret alın. Daha benim işim evden çıkmadan başlıyor. O pişirdiğiniz yemekler var ya, işte onların malzemeleri ucuz olsun diye bir sürü adamı arıyorum, aldırtıp buraya getirtiyorum. Ya o kıymalar? En zoru da o zaten! Kıymanın içine ne katılır, katılan şeyden nasıl kâr yapılır telefonda iki saat anlat dur. Konuşmaktan çenem yoruluyor valla. Evden çıkıyorum, buraya geliyorum. Siz çalışırken sizi kontrol ediyorum bir hatanız var mı, yok mu diye. Şimdi siz diyeceksiniz ki kontrolü oturarak yapıyorsun. Olsun, kolay mı arkanızı gözlemek? O müşteri kaçacak mı, kalacak mı diye stres yaşamak. Hele bir de her müşteriyi süzmek… Kimisi var kazığı çok kolay yer, kimisi var açıkgözlüdür katiyen kazık yemez. Mesela kazığı doğru adama atmakta. E bunu anlamak için de kafamı fazla yoruyorum. Geldik işin en zor kısmına. Para saymak. Geliri gideri hesap et, yevmiyeleri ayır, bana kalanı hesapla sonra tekrar say. Para saymak çok yorucu bir şey. İnanır mısınız, uykumda bile bazen para sayıyorum. Yani uyurken de rahat yok bana beyler! Vallahi arada bir tatile gitmesem kafamı toparlayamayacağım. Ya siz ne yapıyorsunuz? Geliver gidiver, başka bir şey yok. İki işte çalışıyorlarmış, peh! Böyle beş işte çalışsanız da yetmez gülüm yetmez. Yorulmadan para kazanılmaz beyler bunu unutmayın! Hem ben size zam yapmıyorsam zorluk nedir anlayın, para kazanmanın kolay olmadığını kavrayın diye yapıyorum. Hayat dersi veriyorum be size! Şimdi anladınız mı beni?

Konuştu da konuştu. İtiraz etmemize bile müsaade etmedi. Zaten belli bir şeyden sonra takip edemedik, dediklerine kafa salladık. Alttan girdi üstten çıktı durumu farklı yere bağladı. Demek güzel dilden anlamıyor bizim patron. Şimdilik el mahkûm sorduğu soruya cevap verdik.

– Anladık patron haklısın.

– Haklıyım ya! Kazanmak istiyorsan çoook çalışmanız lazım çok.

Kemal Kaçamak

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...