Monolog 2

Gece Gündüz
A A

Monolog 2

Gece olunca gelen hüzündür ya biz biliriz onu. Tanırız göz bebeklerine yansımasak da hiç. Dingin olur sesler sokakta. Bir iki adım dolanıyorsa da bir sebebi vardır. İçine bir sıkıntı düşmüştür ya onun da elbet, geceye bırakmıştır kendini. Öyle olmasa evinde dilimlediği elmanın neşesinde olurdu. Veya bir bardak çayın buharında, sıcak. Soğuk da dertlidir. Gece hep esintiyle dokunur insana. Tarlalarda otların çizgilerine dokunur nefesiyle, dalgalara yön verir kıyılar boyu. Böylece ‘Bir kadının suya değiyor ayakları’ denir. Sonra da ten eklenir dizeye.

Ten olmazsa ne olur? ‘Bir yosma geçiyor kaldırımdan: Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor ellerinden yere, Bir gül olmalı’ deriz. Gül düşer de yere hüzün denmez mi. Hiç duyabilir miyim gülün yere düştüğü anda çıkardığı sesi? Karınca olsam çamurların arasında yönümü arayan. İşte o zaman imkanların ortasında ‘Beyaz bir ay doğar fıstıkların arasından’

Beste dizilir geceye, karınca:

O let me weep…

Kardelen Dalokay

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...