Şiirle Yeni Tanışmış Ergenin Kesin Cümleleri

Gece Gündüz
A A

Şiirle Yeni Tanışmış Ergenin Kesin Cümleleri

Şiir, her şeyden önce haddinden fazla sevmek, özlemek ve hissetmektir. Ayrılmak zorunda olduğumuz çocukluk mahallemiz, bademciklerimiz şişene kadar yediğimiz Meybuz, akşam ezanı okunana kadar arkadaşlarımızla oynadığımız sokak oyunlarıdır. Anne kahvaltısı, bayram ziyaretleridir.

Şiir, içimizde yarım yamalak veya bütünüyle kalanlardır. Utangaçlıktan dolayı söylenilemeyen sözler, verilemeyen çiçekler ve dokunulamayan sevdalardır. Bir tren garında otururken sevgi dolmasıdır içinin. Sokakta yürürken yaşamayı sevmektir. Hayale aldanmaktır. Güldüğünde göremediğin kadına, açarken fark edemediğin çiçeğe ve ne kadar arzulasan da ilkbaharın ilk deminde, bedende tutsak kalan hislere yazmaktır. Ama ümitsiz değil, coşku gibi içten ve yürekten hissederekten. Göğüs kafesinde sıkışmaktan dolayı patlamaya hazır bekleyen duyguları vakit tanımaksızın kâğıda aktarabilmektir. Tutunacak bir el, sarılacak bir ceviz ağacı aramaktır. Ya da kin kusmaktır şiir; zalimlere, çıkarcılara, fırsatçılara. Ruhun ayağına pranga olan pencere önü demir parmaklıklarını kırma isteğidir. Dünyada o kadar samimiyetsiz, kalbi pas tutan ve kötülük yapabilmeyi şehvetle bekleyen insan varken, Nazım Hikmet gibi nice insanların onlarca yıl mahpushanede yatmasına içerlemektir. Üzülmektir. Lakin aklımıza kazınmalı ki şiir güzelle kötüyü ayrıştırmaktır. Yüreklere karanfil filizi saçabilmektir.

Bir gece yarısı elin yine kalem tutarken; öyle sevdalı, öyle iştahlı dizleri dökerken kâğıda ölebilmektir. Çünkü şiir esasen zamansız, yaşsız ve ruhanidir. Fakat dünyanın sonu ölüme şiir de dâhildir.

Kadir Gürdemir

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...