Işıklarınızı Kapatmasanız Olur Mu Geceleri?

Gece Gündüz
A A

Işıklarınızı Kapatmasanız Olur Mu Geceleri?

Sizin hiç fotoğrafınızı çektiler mi?

Yok ya; öyle değil, yani siz farkında değilken böyle en doğal hâlinizle…

Ama öyle sizin doğalmış gibi yaptıklarınız sayılmaz. Böyle masada oturan biri mesela; birden bire kalkacak, sadece size değil etrafına da fark ettirmeden fotoğrafınızı çekecek. Öyle olanları soruyorum.

Benimkini kimse çekmedi. Mobese’leri saymazsak tabii…

Ne zaman bir direğe dayanıp dibine kussam; kafamı kaldırdığımda bir kamera…

Bilirsiniz… Gerçi nereden bileceksiniz? Sanki herkes sever dolaşmayı geceleri… Ne işiniz olur hâlbuki?

Siz daha çok televizyon izlemeyi seviyorsunuz.

Mantıklı aslında; izlenmektense izlemek…

Ne bileyim?

Ben yine de sokakta olmayı severim.

Hakikaten hacım, siz ne çekiyorsunuz bu kadar?

Hani bize de gösterseniz de bilsek nasıl çıktık?

Size değil, kameralara söylüyorum. Siz bir geri durun.

Sizinle sonra konuşacağız.

Onca görüntüyü ne yapıyorsunuz mesela? Hiç izlediğiniz bir kamera görüntüsünden birine âşık oldunuz mu?

Ben izlesem olurdum mutlaka. Gece gündüz şehrin tüm kameralarından onu izlerdim. Saat kaçta uyanıyor? Kaçta toplu taşımaya yürüyor? Kaçta biniyor ve çalıştığı toplama kampına kaçta varıyor?

Hepsini bilirdim.

Kaçta dönüyor? Dönüşte nereye uğruyor? Mutlu mu, mutsuz mu? Bugün iş yerinde yine canı mı sıkıldı? Hepsini…

Kedileri bile izlerdim biliyor musunuz? Karnı doydu mu? Sıcakta mı? Araba çiğnedi mi? İtin biri gece yarısı sokakta tekmeledi mi? Hepsini, hepsini…

Neyse size döneyim ben yine. Malum, onlar cevap vermeyi değil daha çok soru sormayı severler.

Siz ne yapıyorsunuz hacım? Bazı geceler görüyorum, ışıklarınız hep kapalı. Çok mu yoruyorlar sizi, çok mu özletiyorlar özgür alınacak bir nefesi?

Sizden bir şey rica edebilir miyim?

Işıklarınızı kapatmasanız olur mu geceleri?

Çünkü…

Çünkü ben ne zaman pencerenizin önünden, elleri cebinde bir gölge gibi geçsem; ışıklarınızı açık görünce yaşıyor farz ediyorum sizi.

Bir gece vazgeçip karanlıktan, tüm sokakları aydınlatacağımızı hayal ediyorum beraber.

Böyle… Böyle siz çıkıyorsunuz apartmanlarınızdan; çok katlı hücreleriniz var ya içine hapsolduğunuz… Akın akın çıkıyorsunuz oralardan; merdivenlerde koşuşturan ayak sesleri, sokağa varmaya hevesli.

Doluyor sokaklar, her köşe başından bize katılan birileri…

Sel oluyoruz İstanbul’un yokuşlarında.

Akıyoruz şehrin kalbine; akıyoruz, durduramıyorlar bizi.

O yüzden, ışıklarınızı kapatmasanız olur mu geceleri?

İlker Eroğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...