İnsan Olmayın

Gece Gündüz
A A

Merhaba,

Bugün biraz insan olmaktan bahsedeceğiz.

Yok yok, öyle iyi insan olmak filan değil, düz insan olmak… Benim gibi, sizin gibi hatta onlar gibi…

Düşünün… Onlar gibi diyorum. Onlar bile insan yani.

Politik doğruculuğunuzla hemen saldırmayın; hepimiz insanız diyorum işte!

Aslında zaten düşününce yok birbirimizden farkımız, hepimiz de maalesef insanız.

İnsanlık tarihindeki tüm inanç sistemlerinde, insanın kutsal bir varlık olduğundan bahsedilir.

Hmm enteresan…

Nesi enteresan canım? Ne yani insanlar, kendi kendilerine mi kutsal dediler? Her şeyde öküz altında buzağı aramayın siz de şimdi. Kedilerin inanç sistemi olsa onlar da insanın kutsal olduğunu söyleyecekti.

Var mı kedilerin inanç sistemi? Yok…

E tamam, tartışma bitmiştir, daha inanç sistemi yok hayvanın… Biz kutsal olmayacağız da o mu kutsal olacak?

Neyse…

Konuyu dağıtmayalım…

Bugün konumuz belli…

İnsan olmak:

Doğal yaşam alanı olan ormanı beğenmeyip ortadan kaldıran, yerine kendine betondan yaşam alanı yapan ve betonun içinde yaşayan…

İnsanlar doğada yaşamaz, betonun içinde yaşar!

Niye öyle bakıyorsunuz ya? Kaldırın kafanızı ekrandan bir saniye; ne var karşınızda?

Beton…

Neyin içindesiniz?

Beton…

Ya biz hafriyat kamyonuyla gururlanan canlılarız! Hafriyat kamyonu, hafriyat…

Beton mikseri, bir insanın milli duygularını kabartır mı ya? Bizim kabartıyor.

Şantiyeleri Kolezyum bellemiş canlılarız biz arkadaşlar; her yeni dikilen binaya hayran hayran bakıp “Ah benim de şurada bir evim olsa…” diyoruz, sonra dönüp kaldırımdaki kedi evini, “mahalleyi pisletiyor” diye tekmeliyoruz.

Çok net! Bizim yaşam alanımız beton ve bu yaşam alanında başka canlı istemiyoruz. Ha yanlış anlaşılmasın, birbirimizi de istemiyoruz. İstiyoruz da aynı bizim gibi olursa istiyoruz; öyle bir şart var.

Herkes haddini bilecek yani, öyle kafana göre takılmaca yok.

Mahallende geç saatte bangır bangır müzik açamazsın mesela; dayak yersin… Ama geç saatte karını, çocuğunu dövebilirsin; kimse camdan bile kafasını uzatmaz… Rahat ol.

Kanunlarımız da bir tuhaf; hayvan öldürebilirsin hatta spor amaçlı olarak bile öldürebilirsin ama öte yandan insan da öldürebilirsin; bir bakmışsın cezası da yok ama hangi insanı öldürdüğün önemli; bazı insanları öldürmenin cezası vardır… Bazılarını öldürmenin cezası ise diğerlerini öldürmenin cezasından daha büyüktür.

Öte yandan biri çıkar, “Hayvanları artık öldürmeyin.” der ama hayvanların entegre et üretim çiftliklerinde boğazlanmasını, gıda mühendisliğinin evcilliğinde inceler.

En ilginci ise insanları kitlesel olarak öldürebilirsin. Yalnız bunu gerekçelendirmen lazım, onu atlamayalım. Hemen gözünüz korkmasın; gerekçenin mantık temeline oturmasına gerek yok. Sizinle aynı Tanrıya inanmaması yeterli; öldürebilirsiniz.

Kendiniz de öldürmek zorunda değilsiniz, başkasının çocuklarını bir araya toplayarak onlara öldürtebilirsiniz. Burada işler aslında biraz karışıyor; öldürmek isteyen sizsiniz ama siz öldürmüyorsunuz da mesela komşunun oğlu Arif’e öldürtüyorsunuz.

Arif’in annesi ve babasının tepkisi burada enteresan. Mesela ben gidiyorum ve diyorum ki: “Arif benle gelsin, benim canımı sıkan birileri var, Arif onları öldürecek.” Annesi ve babası Arif’i bana veriyor; Allah Allah, manyak mı ya bu Arif’in annesi babası?

İnsan olmak konuşmak, konuşmak ise yalan söylemek demektir. Siz doğada, birbirine yanıltıcı şekilde öten iki kuş gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü yoktur. Hiçbir kuş diğerine “Şu karşıki tarlanın çok şahane darısı varmış hacım.” diye ötüp sonra tarla sahibinden, çığırtkanlığının karşılığında komisyon istemez misal…

Veya hiçbir kuş, kursağında yiyeceğinden fazla darı biriktirip o darıları hiçbir değeri olmamasına karşın, enteresan bir şekilde ederi olan bir şey karşılığında diğer kuşlara satmaz ya da diğer kuşlardan almaz. Alıp satsa bile hiçbir kuş bu alışveriş üzerinden, alışverişe hiçbir katkısı olmamasına rağmen pay aldığı bir yapı kurmayı aklına getirmez…

O-ov! Sanırım sihirli kelimeyi söyledim. Akıl tabii ya! Hayvanların aklı yok çünkü…

Akılları olmadığı için hiçbir kuş çıkıp ardı arkası kesilmez şekilde ötüp ötüp diğer kuşların lideri olmayı talep etmiyor mesela. Hayvanlarda da liderler var ama onlar doğal liderler; yanıltıcı bir ötüşle başa geçmiş, geçtiği baştan kalkmak bilmeyen liderlerden değil… Neden? Çünkü akılları yok…

Akılları olmadığı için rüşvet alan bir kuş yok ya da yolsuzluk yapan ya da savaş çıkartan ya da vergi dayatan, sansürleyen, yasaklayan, baskılayan, ezen, sömüren; diğer kuşları birbirine düşürüp iktidarını sürekli hâle getiren, yakan, yıkan, öldüren, tutsak eden bir kuş yok…

Akılları yok çünkü…

Ama bizim aklımız var…

İlker Eroğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...