Piyano

Gece Gündüz
A A

Yatağında yorgunlukla gözlerini açıyordu genç adam. O an, saatin kaç olduğunu umursamadan gözlerini tekrar yummak istedi. Fakat eskisi gibi huzur içinde değildi… Hâlbuki eskiden olsa “Yeni bir gün, yeni heyecanlar demektir!” derdi. Yaşama âşıktı ya o zamanlar… Soluduğu her nefese güzel anlamlar sığdırırdı.

Şimdi ise bir sersemlikle yataktan kalkarak, yüzünü yıkamaya tuvalete gitti. Musluğu açtığında, elini suya götürdü ve bir anlığına durdu. Musluğun yansımasında, her gün biraz daha eriyen yanaklarını ve artık ona sert bir ifade veren çenesini fark ederek, aniden musluğu kapattı. “Aman be, ne ürkünç şeydi öyle! Tekrar bakamam…” dedi ve derhâl aynada karşılaşacağı kişiden, yani kendisinden kaçmak istedi. Çelimsiz kolları kapıyı tutarken zayıf ayakları da bir suçlu edasında, parmak ucunda onu tuvaletten çıkardı.

Saçı başı karışık, aklı da karışık bir şekilde, daktilosunun başına geçip içini ona dökmek istedi. Dar bir holden sonra salona girdi. Şöyle bir etrafına bakınırken dış kapının hemen yanında, eskiden konuştuğu bir genç kızın hayali belirdi. Genç adama, “Salonun renkleri, kahverengi tonunda dans ediyor! Eşyalar bile aynı renkte… Ben mi unuttum eski hâlini, yoksa değişiklik mi yaptın? Eh, her neyse canım! Peki, tekrar izin verir miydin piyanoyu çalmak istesem?”

Genç adam, bir boşluğa bakar gibi, “Nasıl görünüyorum?” diye sordu. Genç kız gülümsedi, “Ah! Hayatım, her zamanki gibi çok iyi görünüyorsun.” dedi ve sonrasında yaklaşmak istedi. Genç adam, “Haydi, çal o vakit de dinleyelim. Mest olsun ruhum, tutsak kalbim acı içinde kıvransın. Sonra, bir başka notada iyileşmeye baksın…”

Genç kız, piyanonun başına zarafetle geçerken genç adam ise salonun diğer köşesinde, masada bulunan daktilonun başına geçti. İkisi de aynı anda tuşlara bastılar… Genç adam, “Bana hep seni hatırlatan şey, nefes almam…” diye başladı yazmaya ve ilk notadan itibaren bu romantizm süregeldi.

Bir kaç sayfa ilerleyen genç adam, müziğin artık sonlara gelmesi ile üzülerek piyanoya baktı. Genç kızı düşündüğü yerde bulamayınca piyanoya geçip kendi çaldı. Bu sefer hayali tekrar canlanan genç kıza, daha demin yok olması ile öfkelenerek piyano tuşlarına kontrolsüzce ve kaba bir şekilde basmaya başladı. Çılgına dönen bu eller karşısında genç kızın hayali, bir kez daha kayboldu.

Daha sonra, genç adam daktilonun başına tekrar geçti ve şöyle yazdı:

“Birbirini ite kaka kovalayan günlerden birine daha uyandım. Onsuz yaşadığım bir gün daha gelip geçerken ben, burada yemeden içmeden kesileceğim ve bu lanet olası odada kimsesizleşeceğim… Ruhum sefil, bedenim perişan…”

Hilal Okur

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...