Hazal – Bölüm 9

Gece Gündüz
A A

Hazal – Bölüm 9

Hazal, geçirdiği ameliyattan sonra üçüncü gün, ailesinin evine gitti ve eve girer girmez meraklı gözleri ile annesini aradı. Onu, mutfakta bulaşık yıkarken gördüğünde ise coşkuyla seslendi. “Bilmen gerekir, ben sağlıkçı olacağım anne!” dedi ve devam etti: “Biliyor musun, kendimden hiç bu kadar emin olmamıştım!”

Aslında bu sözü söylerken içinden, en çok Umut’un yanında kendinden emin hissettiğini geçirdi. Hemen sonra da “Anneye belli etmeyelim…” diyerek bu sesi susturdu.

Annesi bu kararı duyduğunda şaşırdı. Önündeki tabağı lavaboya bırakıp hemen ellerini kuruladı ve kızına doğru yöneldi. Onun gözlerinde böyle güzel parlaklığa daha önce şahit olmamıştı.

“Ol kızım, ol! Arkandayım ben!” dedi, sarılmak için kollarını uzattığında. Hazal, annesinin elini narin bir şekilde tuttu ve küçük sıyrık izinin nedenini sordu. Annesi ise bulaşık yıkarken çay bardağının kırıldığını söyledi. Bu sırada annesinin, sarılmaya yeltenmesi yarıda kalmış, Hazal ise müthiş bir ilgi ile annesinin ruhuna sarılmaya çalışmaktaydı. Önce, “Unuttun mu, senin kızın sağlıkçı olacak. Otur bakalım sen şöyle. Yara bandı alıp geliyorum!” dedi.

Annesi, onun önce bir sakinleşmesini istedi. Sonra da bu yeni isteğin nasıl böyle aniden ortaya çıktığını bilmek istedi. Hazal, annesinin yanına, koltuğa oturdu ve tane tane buraya gelmeden önce kurguladığı hikâyeyi anlattı.

“Anneciğim bak, ben Gizem’de kaldığımda şöyle bir olay yaşadım. Gizem’i geceleyin uyku tutmamış ve su içmeye mutfağa gitmiş. Çöp kutusunun kokusundan rahatsız olduğu için kocaman poşeti her zamanki gibi apartmanda, kapısının yanına koymak istemiş. Ben de salonda yatıyordum, mutfaktan gelen poşetin sesine uyandım ve sonra mutfağa gittiğimde yardım etmek istedim. Gizem’in karnı çok açmış ve hafif baygınlık geçirir gibi oldu. Kendine beş dakika sonra geldiğinde, elbette bu kolay işi ben halledecektim; çöpü alıp kapıyı açtım. Apartmana çıktığımda çöpün damlayan sularında ayağım kaydı ve merdivenlerden yuvarlandım!” (Hazal, daha önce buna benzer bir olay yaşadığından çok inandırıcı anlatabiliyordu.) Annesi, endişelenip sordu: “Ah, eyvahlar olsun! Bir şey oldu mu sana?”

“Anneciğim, bir şey değil, çok şey oldu bana. Ben zaten bu olay yüzden sağlıkçı olmak istiyorum. Gizem’in bayılmasına müdahale edememek benim yüreğimi dağladı. Bak, sakince dinle beni ve kesme sözümü. Ben orada yatarken başımdan kanların damladığını görmüş Gizem, sonra da ambulansla Şişli Etfal Hastanesi’ne gitmişiz!”

Hazal’ın annesi, karşısında sapasağlam görünen kızını nasıl tepki vereceğini bilemeyerek dinliyordu. Onun yüzünde bir solgunluk ifadesinin bile olmayışı dikkatini çekti. O sırada aklından geçecek soruyu Hazal kendiliğinden yanıtladı: “Sen endişelenme diye sana haber ettirmedim ben!”

“Neyse bak, daha sonra beni birkaç saatlik ameliyata aldılar. Gördüğün gibi olayda korkulacak hiçbir şey yok. Çünkü baksana saçıma! Sıfıra bile vurmadılar; kasık bölgesinden, kafamdaki hasarlı bölgeye ulaştılar. Bir gün içinde hemencecik taburcu edildim.”

Hazal’ın annesi bir öfke ile ayağa kalktığında, Hazal onu uyarmak için sesini yükselterek, “Bir süre asla strese girmemem gerekiyormuş!” dedi.

Annesi ise “İnan, ne diyeceğimi bilmiyorum. Ama umarım senin gibi bir kızın olmaz!” diyerek kızgınlığına engel oldu.

Gece olduğunda ise annesi içine attığı öfkenin ve habersiz kaldığı için kurtulamadığı o boşluk duygusunun varlığından uyuyamıyordu. Yan odada uyuyan kızı ise keyifle uyumadan önce, keyfini getirecek Umut’un sarılmasını hayal etti. Kendilerinden üç kilometre uzaktaki Umut da uyumadan önce, Hazal’ı yanında düşleyerek uykuya gözlerini yumdu.

Hilal Okur

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...