Hazal – Bölüm 7

Gece Gündüz
A A

Hazal – Bölüm 7

Hazal, gecenin karanlığında yürürken kafasında onlarca düşünce dönüp dolaşıyordu. Kafasının içinde bir yanma hissediyor, artık buna bir son vermek istiyordu. Etrafa baktığında bir şey göremediği için ferahlayamıyor, kendi içine dönüp duygularını yokluyordu ve iyice karanlık hissediyordu.

Birkaç sokak ilerledikten sonra caddeye indi, orada tek tük arabalar geçiyordu. Bir tanesi, biraz önce yanından geçmiş ve bir tur atıp yürüyen genç kızın yanına tekrar gelmişti. Şoför, hızını genç kızın yürüme hızına göre ayarlamıştı. Hazal, arabanın camına doğru eğildi; şoföre baktığında, otuzlu yaşlarda, kumral ve kirli sakallı birini gördü. Öfkesi gözlerinden okunan Hazal, bir el hareketi çekti. Genç adam, eliyle onu arabaya davet etti. Hazal, burnundan soluyarak yürümeye devam etti. Kornaya uzunca basan şoförün sersemliğine dayanamayarak bir kahkaha patlattı. Sinirleri yıpranmıştı, kendine göre başına en kötüsü gelmişti; sevdiği genç adamın yüzünü tekrar göremeyecekti. Şimdi korkmuyordu hiçbir şeyden; nereye gittiği belirsiz bu caddede, bir ölü gibi savrulduğunu hissetti. Yürüdüğü kaldırım ileride bitiyor, tek bir bariyer olarak şeritleri ayırıyordu. Kahkahasını gözyaşları ile sonlandırdı; çömelip hıçkıra hıçkıra ağmaya başladı. Şoför ise onu böyle görünce hızla uzaklaştı. Genç kız, arkasından “Defol!” diye bağırdı.

Karşı kaldırımda bir tabela gördü; tabelada “Psikiyatrist Dr. Uğur Sarman” yazıyordu. O esnada geçen arabaları umursamadı. Kendini ağırlaşmış hissederek, ağır attığı adımlarıyla karşı kaldırıma geçti. Tabela, tam giriş kapısının üstünde duruyordu. Önce iki basamağı çıktı, zillere bakıp doktorun adını buldu; defalarca zile bastı. Açan olmayınca, gözyaşları yine belirdi.

“Birilerine ihtiyacım var benim, deli gibi! Yaptığım aptallıklara akıllıca bir açıklama getirecek, rahatlatıcı bir avuç söze ihtiyacım var sadece!” dedi kendi kendine.

Titreyen ellerini açtı dua eder gibi… Baktı, elleri bomboş; hiçbir şeyi yok, çaresizlik içinde çantasını bir kenara bıraktı. Basamakta boydan boya uzandı, kolunu başının altına koydu ve doktor gelene kadar oracıkta uyuyup beklemek istedi. Gözlerini ise ağır bir şekilde yumdu…

Hazal, derin bir uykuya dalmıştı. Hemen önünde bir araba durdu. İki adam indi arabadan, kapıları sertçe örtüldü. Bu sesten ürkerek gözlerini açtı genç kız; gözleri, arabanın farlarından kamaşmış, bir şey göremiyordu. Gözlerini ovdu, tekrar bakınca farlar kapanmıştı; iki kişinin kendine doğru geldiğini görünce beynine kan sıçradı ve eli ayağı boşaldı. Adam, karşı koyan genç kızı kucağına almaya uğraşırken kızcağız da sevdiği adamın ismini haykırdı. İtilip kakılan bedenine doğru kollarını çekerken basamakta ayağı kaydı. Başını duvara çarptı ve basamaklardan yuvarlanıp yere düştü; oracıkta baygın şekilde yatıyordu. Diğer adam, “Bir şeyi beceremedin be!” diye söylenerek genç kızı kucağına aldı.

Arkadaşı, kızın başından kanların damladığını söyledi. Adam, tiksinen bir ifade ile genç kızı sakince yere bıraktıktan sonra oradan apar topar gittiler.

Genç kız, soğuk zeminde sadece kirpiklerini oynatabiliyor, etraftan habersiz öylece yatıyordu.

Hilal Okur

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...