Hazal – Bölüm 6

Gece Gündüz
A A

Hazal – Bölüm 6

Evde, Hazal’ın varlığından habersiz olan Umut; salonda okuduğu şiir bitince duygularının sığmadığı bu odada, ne kadar yalnız olduğunu düşündü. Islanmış gözleriyle eşyalara bakıp bir anlam aradı; eskimiş çekyatlar, uyduruk bir sehpa ve kenara konmuş dengesiz sandalye onun tek yoksul arkadaşlarıydı. Hıçkırarak ağlamak istiyordu! Kendine ağlamayı yakıştırıp yakıştırmadığını düşünürken, kapıya doğru gezindi bakışları. Kapının eşiğinde Hazal’ın üzgünce beklediğini gördü.

Hazal, onun rahatsız olduğunu düşünerek, utanç duydu: “Yalnız kalmak istiyorsan, yalnız bırakayım.” dedi ve genç adamdan yanıt gelmeyince; “Gecenin bu saati hiç umurumda değil, rahatsız etmek istemem! Çekip giderim, gerçekten…” diye konuşmasını sürdürdü.

Umut, onun çekyata oturması için eliyle işaret etti. Genç kız, çekyata korkarak yaklaştı ve onun gözlerinin içine bakarak, yeni bir komut arayışında oturdu. “Şiirleri sever misin?” dedi Umut. “Ne, sevmek mi? Çok severim, ben gizlice şiir bile yazarım…” dedi genç kız. Göz göze gelince ondan cesaret alıp rahatlıyordu. Sonra devam etti, “Aslında ben en çok, bu evde ilham buluyorum! Bu evde her şey eski, bu bana yıpranmış duyguları hissettiriyor.” dedi.

Genç adam, ona karşı hissettiği duyguların karşılıklı olduğunun farkına varmak üzereydi. Bunu anlamak için, bu evde yazdığı bir şiiri okumasını istedi. Hazal şiiri yazdığı duvar kenarına bakarak, okumaya başladı:

Burada durmaya artık dayanamıyorum.
Diz çöktüm, sensiz bir geceye daha.
Senin için ve senin evinde, sen yokken!
Başım, üzgünce yere eğilmiş,
Ellerim kapatmış çehremi;
Damlayan yaşlar da teker teker
Terk etmesin beni, diye!
Yoruldum, kapıdan girmeni beklemekten,
Tüm gece seni merak etmekten…
Yatağa girmedim sensiz,
Sabaha karşı uyuyakaldım burada.
Senin gölgen yaklaştı sanki…
Saçlarıma dokununca sen,
Başımı kaldırdım ve gülümsedim.
Bu, benim gülümseyen sessizliğim…
Ellerin saçımdan hiç uzaklaşmasın,
Yanımdan hiç gitme, istedim!
Damlayan gözyaşıma dokundu,
Dinemedi yine ıstırabım.
Ve sordu, “Bu sisli gecenin hikâyesi ne?”
Sözcükler döküldü benden birer birer.

“Sisli gecede, yalnızca ay ışığı var.
Sıcak esen havada,
Deniz, kızgın dalgalarını vuruyor.
Yolunu kaybetmemiş ama
Bir kıyı bulup konmak için
Kanat çırpmaları zarif,
Bir kuştan daha narin,
Küçük bir kelebeğim ben!
Görünmeyen…”

Bunu dinleyen Umut, ana karakterlerin kendisi ve Hazal olduğundan artık emindi. Genç kız, utanmamak için şiirdeki karakteri bir başkası gibi düşünmüş ve sanki bir başkasının şiiri gibi ondan bahsetmek istemişti. Umut, “Senin gülümseyen sessizliğin artık dile geldi mi?” diye sordu… “Şair, sert dalgalara konamadı, deniz durgunken ise derinliğini bildiği için korktu. Denizin dibi görünmüyordu. Yüzeyde ise gördüğü sadece çöplerdi! İnsan artığı bu çöplerin üzerine arada bir konup huzursuzca dinleniyordu. Yalnız hissetti orada, ağladı. Ağlaması uzun süre geçmedi. Üstünden geçen martılardan medet umdu, yanıldı…”

Umut, oturduğu yerden biraz kımıldayarak Hazal’a yaklaştı. Gözlerini kaçıran Hazal’ın açıklama yapan elini tuttu. “Ama artık burada, seninleyim!” dedi genç adam. “Hayır, benimle olamazsın!” dedi Hazal. Umut, bu yanıta şaşkınlığını gizlemedi, “Nedenmiş peki prenses?” diye sordu. “Ben, senden bir ışık bulamayınca, senden biraz uzaklaşmak için arkadaşlarınla yattım!” dedi Hazal. Bunu söylerken, yere bakıyordu, Umut’un öfkeyle bakan gözlerini görmeden dinledi: “Hangi arkadaşlarmış bunlar? Ne iğrenç bir sevgiymiş seninki böyle!” Hazal, sesi titreyerek, “Hani var ya; Ali, Serdar ve Efe… Bir de…” dedi. Hızla ayağa kalkıp, ağzından kelimeler dökülen Hazal’a bir tokat attı Umut.

“Ben,” dedi. “Kılına bir zarar gelmesin isterken! Şaka yapıyorum de hadi, bu kadar küçülmem ben de!”

Hazal, başının savrulduğu çekyattan yavaşça ayağa kalktı, Umut’un gözlerine baktı. “Bir yoldu, sadece seni unutmak için!” dedi. Umut çaresiz görünen bu kızdan özür diledi. Tokat attığı için, onun hayatını tümüyle kirlettiği için ve belki de bilmediği başka şeyler için. Hazal, bir şey söylemeden, sandalyeye asılı kıyafetlerini alıp banyoda giyindi. Evin ışıksız karanlığından ayrılıp, gecenin zifiri karanlığı ile kendi karanlığını buluşturdu.

Hilal Okur

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...