Hazal – Bölüm 4

Gece Gündüz
A A

Hazal – Bölüm 4

Bir cumartesi sabahı usulca gözlerini açtı Hazal. Pencere kenarındaki yatağında, başını kımıldatmadan perdesini araladı ve gökyüzüne baktı. “Saat dokuz olmalı.” dedi ve başucundaki telefondan kontrol etti; saat tahmini doğruydu. Sonra başını tekrar bulutlara çevirdi; ruhunu orada canlandırdı ve keyifle izledi.

“Gökyüzü,” dedi, “Uçsuz bucaksız görünüyor!”

“Güneş,” dedi, “Güven uyandırıyor.”

“Yaşam,” dedi, “Dolu dolu beni bekliyor!”

Çok geçmeden yataktan kalkıp yüzünü yıkamaya gitti. Yüzünü kurulayıp aynaya baktığında, gözlerinde parıldayan ışıl ışıl gençlik hevesini gördü. “Ben, güzellikler içinde bir baharım.” dedi. Sonra bu bahara sevdiği adamı dahil etti, “Onunla birlikte toprağa daha fazla tohum eker, bahçeme daha çok renk katabiliriz. Hatta belki de sonbahar bu güzelliği gördüğünde buraya soğuk rüzgâr göndermez!” dedi.

Odasına gittiğinde Montaigne’in Denemeler kitabını eline aldı. Kitabın sayfalarını açıp okumaya başladığında, sanki ağlayan bir çocuğun sesini işitti. Perdeyi aralayıp baktığında dışarıda bir kimseyi göremedi. Lakin bu sırada Hazal görmedi ama kitaptan ışık saçan küçük turuncu renkli bir küre hızla dışarıya çıktı. Genç kız, tekrar kitaba yönelip sesli okumaya başladı ve bu sırada, odasında doyasıya uçuştu küre. Ardından ders masasına kondu; yatağında bağdaş kurup kucağında bu kitabı okuyan genç kızı karşıdan izledi. Daha sonra odanın tepesinden uçarak, Hazal’ın görmeyeceği şekilde omzunun arkasına gelip bekledi. Hemen sonra gözlerini yumarak içini çekti genç kız, bunu fırsat bilen küre göğsünden başlayıp kalbinin derinliklerine indi. Bu bahçedeki baharın güneş görmeyen yerlerini müthiş bir sıcaklıkla aydınlattı…

Kitabın sayfalarında fazlaca ilerlemişti Hazal, biraz ara vermek istedi. Daha sonra telefonu eline alıp Umut’u aradı ve bir sonraki Perşembe gününde buluşmak için anlaştılar.

Hazal kendi kendine sordu, “Bu adamda beğenecek ne var, sersem laflarıyla nereye varacağım? Tunç vasıtasıyla tanıştım, zaten sevgili olmama imkan yok. Ondan ne istiyorum, bir baba sevgisi ya da ağabey korumasına mı ihtiyaç duyuyorum? Bunlar mı beni güvende hissettirecek? O halde ben olduğum gibi güvende değil miyim? Yoksa ona karşı koyamadığım his, sadece görünüşünü beğendiğim için mi?”

Umut aslında Hazal’ın düşündüğünün aksine, yalnız kaldığı bir dönemden geçiyordu. Hazal’ın ruhundaki bahar mevsimine sığınmak, bir ağaç gibi orada sağlam kalıp daha iyi hissetmek istiyordu. Tek istediği güven uyandıran bir dostluktu ve Hazal ile bu dostluğu kurabileceğini düşündü. Fakat bu inşa edilen arkadaşlıktan dolayı Hazal’ın kalbinde acısı dinmez ıstıraplar oluşacaktı…

Hilal Okur

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...