Mutluluk Nedir? Ya Ölüm?

Gece Gündüz
A A

Uzaklara daldı…
“O insanlar ölümden anlamayan insanlardır albayım.”
“Kimler?”
“Onlar işte.”
“…”
“Arkadaşı ölümle cebelleşirken onun yanında kahkaha atanlar. Süslü ama içi boş sözlerle kendi işini gördürmeye çalışanlar. Dünyanın sunduğu oyuncaklara aldananlar. Acı nedir bilmeyen, konu edebiyata gelince kendini dünyanın en çok acı çekmiş insanı olarak ilan edenler. Başkalarının yaralarına bakınca yalnızca ‘Vah vah, tüh tüh…’ deyip umursamayanlar. Ve daha birçok içi boş süngerimsi insan…”
“Sen inanıyor musun onların gerçekten mutlu olduğuna?”
“Hayır albayım.”
“Neden?”
“Mutluluk yoktur ki albayım.”
“Ben mutlu değil miyim?”
“Değilsiniz albayım.”
“Kime ‘mutlu insan’ denir?”
“Mutluluk fark edilmez, fark edilirse adı mutluluk olmaz. Çocukluk gibidir, kıymeti bilinince uçar. Aranırken kaybolur. Sonra mutluluğu arayıp da bir türlü bulamayan insanlar bundan vazgeçerler. Mutluluk insana bir kere gelir albayım. Doğum ve ölüm anı gibidir. Sonra bir daha bizim yolumuza hiç uğramaz. Sadece bazen mutluluğun ayak izlerini görür gibi oluruz yürüdüğümüz yolda; sonra da zaten o ayak izlerinin, mutluluğun değil kendi ayak izlerimiz olduğunu fark ederiz, olduğumuz yerde dönüp durmuşuzdur sadece. Bu yüzden başladığımız yerde biteriz hep, toprağın koynundan sökülüp geldiğimiz gibi; yine ona bir yama gibi dikiliriz, kirlenmiş kara kumaşlar olarak, beyaz ve temiz bir kumaşın içinde…”

 

12 Kasım’da vefat etmiş olan, kardeşim gibi bildiğim Alper Kaya’nın anısına…

Hanım Zeliha Göksu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...