Myndos Saatleri

Gece Gündüz
A A

Myndos Saatleri

Bay Myndos’un
Yılbaşı hediyesi mor püsküllü saat: 23.55
Belleğimden havalanmış keşif uçağı izinde
İnce beliyle açılanıyor sandal
Alaca sabahlarda şekiller yok
Durup durup özlem çıkarman niye cebinden?
Durup durup açlığı bilemen
Ağlamaklı dilenciye
Uslu bir tanrı ol GREGOR
Alaca sabahlarda başıboşluk yok
Bir böceğin taklidi: sonsuzluğu düşleyerek kürek çekmek
El çırpman, diz çökmen, kahkaha atman
Tüm sorularını devşirme bir mendile ertele
Ben-i işaret parmağında yaşatmandan korkmam

Bay Myndos’un
Yılbaşı hediyesi mor püsküllü saat: 01.40
Babam öksürüyor
Annem ona bakıyor
Ben rüyamı anlatıyorum
Sınanmış bir gece yarısı
Bitişik argo sokaktayız.
Küslüğümü alt-üst eden kasırga başlıyor Manzara boş
Yılankavi çemberde buluyorum kendimi
Soğuk döşemeler biçimsiz
Sigara kokusunun incelttiği ceketle karşılıyorum
Yeni –salgın– dağınık hayatı
Ben öksürüyorum
Babam bana bakıyor
Annem rüyama devam ediyor:
Mektupta sim dolusu duvak bekliyoruz
Ses yırtılıyor, dilim de
Varlığım karşılığında kusuyorum varlığını
Bir pervane gıcırtıyla dönmeye başlıyor
Kadın tınıları tırmalıyor kalçamı
Seniseviyorumseniseviyorumseniseviyorum
Küre pervaneye eşlik ediyor, başım da
Kim nerede kiminle sevişiyordu bilmiyorum
Geniş zamana sürükleniyoruz ışık altı Eksik çatılı bir oda
Sobanın üstünde emaye çığlıklar
Annem öksürüyor
Ben ona bakıyorum
Babam rüyama devam ediyor:
Büyük bir günaha dönüşüyoruz.
İç içe geçmiş al döngünün laneti
Susmak çare değil
Susmak
Çare
Değil

Bay Myndos’un
Yılbaşı hediyesi mor püsküllü saat: 02.15
Karın yağışına uyandım
Yaşlı düğmecinin hemen karşı arasında
Kükürt sesli palyaço
Bağlanmışlığın zirvesine yığılmış er kokular
“Bize durmak ya-raş-maz biz önde biz ileriii!”
Her şey ilkin de mi böyle idi
Bizim düşüncelerimiz yanıyor bayım
Sizler kör taklitçi -begonyalar gibi-
Belki çalışacaktım
Param olacaktı
Alıp “Kitap güzelimi” de
Uzaklar diyecektik, ah uzaklar!
Sarı mavi turuncu basamaklarında hayatın Önce çikolata kapları yapacaktık
Sonra çikolata
Acıyı kaplayıp atacaktık buzluğa Avucumdan alın avucumdan alın diyebilirdim
Tüm hüzünbazlara
Oysa benim avucum yanıyor bayım
Sizler kör -akşam sefası gibi-
Ben hiç ağlamadım ağlamak ayıp
İrkilişle yırtılan zırh
Bu uhrevi duyum
Bakış doyumsuz
Venedik’te bir otel odası
Banyo sıcak sabun kokuları salıyor
“Kitap güzelim” ağır adımlarla yokluyor merakımı
O büyük şairin tenine ciltlediği
Şeffaf bornoz ona çok yakışıyor
Rüzgara kapılan sayfalar gibi
Onun yırtmacı
Çılgınca
Yaşadığımı
Anımsatıyor

Bay Myndos’un
Yılbaşı hediyesi mor püsküllü saat: 04.20
Uykumu dizginlediğim İlk şiirsin.

Halil

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...