Kelimelerime Yansıyan Işık

Gece Gündüz
A A

Kelimelerime Yansıyan Işık

Yazamıyordum.. Oturup iki laf edecek, yorgunluğumu giderecek birileri yoktu. Yazmadığım günler dışarı çıkar ilham arardım, geceyi gündüze katar öyle dönerdim eve. Dönerdim dönmesine de yine yazamazdım, kalemi kaldırıp anlamsız resimler çizerdim kenarlara ama beni rahatlatacak şeyi bulup da yazamazdım. Yazmadan önce hayal kurarım, beynimde inşa ederim yazacaklarımı. Gerçekliğe iki durak kala yetiştiririm kağıda gördüklerimi, adeta ezbere bildiğim şiiri yazarcasına kolay ve emin. Sonra kalemi bırakıp bir kenara uyurum, yeni doğmuş kadar huzurlu ve sakin.

Uyuyamadığım bir güne daha başladım. Kağıdı kalemi koydum önüme, bekledim ilhamımı. Bir hafta geçti ne gelen var ne giden.. Haftalarca düşündüm, ne yazayım? Nasıl yazayım? Ama nafile, yazmayı unutuyordum galiba. Kelimeler küsmüştü bana, dilime bile uğramaz olmuşlardı. Düşünceli olduğum günün birinde bir adam gördüm, başını kaldırmış umursamaz halde gökyüzüne bakıyor. Yaklaşmaya korktum, yanından öylece geçip gittim. Tekrar görür müyüm diye yol boyu düşündüm. Gece oldu dayanamadım koştum oraya, kimse yoktu etrafta. Sadece çöp bidonlarını karıştıran kediler vardı, bir de onları izleyen yavrular. Dönene kadar banklarda oturan insanlara baktım, denize karşı sigara içen adamların yüzündeki bıkmışlığı süzdüm. Sonraki adımda birinin ayağına bastım, özür dilemeden geçip gitmek istedim. Nasılsa karanlık nasılsa beni görmemiştir diye içimden tekrar edip yoluma devam ettim. Fakat kalbimi huzura erdiren ses beni daha fazla ilerlemekten alıkoydu..

-Nereye gittiğini sanıyorsun?

Başımı kaldırıp yüzüne baktığım adamın, aradığım kişi olduğunu anladığım an koşup gittim. Neden kaçtığımı anlamadan bana yetiştiğini gördüm, peşimden geldiği için kızdım ama yüzüne bakınca bir şeylerin ters gittiğini anladım. Neden hiç tanımadığım biri bu kadar iyi hissetiriyordu? Kolumdan tutup, yaptığımın yanlış olduğunu ona bir özür borçlu olduğumu söyledi. Özür diledikten sonra hiç beklenmedik bir anda onu tekrar görmek istediğimi söyledim ve eve koştum. Ayakkabılarımı soyunmadan halıya basıp evin sakin aurasını hunharca bozdum, kalemi saklandığı yerden çıkardım, masanın üzerine koydum ve düşünmeye başladım. Gecenin mayhoş karanlığında yankılanan sesini duyar gibi oldum, kelimeler kendiliğinden geri dönmüştü. Artık yazamamanın verdiği sancı yoktu! Sessizlik yoktu! Yeniden dile gelmişti hayallerim, yine yazmak huzuru getirmişti.

Aşk değildi belki, ama yazmadan önceki iki dakikalık sakinliğimdi. Sesi kelimelerime yansıyan ışıktı, hikayelerimin ilk harfi son noktasıydı. Evet aşk değildi, sadece her yazımın en kusursuz hayaliydi..

Güneş Aydın

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...